sherpa/romeo

Show simple item record

dc.contributor.advisorTokgöz, Oya
dc.contributor.authorDurmuş, H. Nurgül
dc.date.accessioned2022-05-27T08:58:21Z
dc.date.available2022-05-27T08:58:21Z
dc.date.issued2004
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12575/80548
dc.description.abstractBu çalışmada; televizyon kanalları, gazeteler, dergiler ve radyo istasyonlar» bolluğu içerisinde yaşadığımızı zannederken aslında bu medyaların politik aktörlerle karşılıklı bağlılık ve bağımlılık ilişkisi içerisinde bulunan birkaç grubun kontrolünde olduğunu göstermek ve bu yapının politik, sosyal ve kültürel hayatı nasıl etkilediğini irdelemek üzere global ticari medya sistemi incelenmiştir. The incredible development of communication and information technologies went against the underdeveloped countries -Third World or The South- that has became independent after The Second World War but remained dependent to The North for economic survival. This dependency brought together the dependency on the news agencies and media conglomerates of the ex-imperial powers for an adequate supply of media materials for local distribution. The global economic inequality that can be seen as a legacy of imperialism has grown up within years and also the global media market became much more concentrated and dominated by the media giants; AOL Time Warner, Disney, News Corporation, Viacom, Vivendi, Sony, and Bertelsmann. With the distribution of cultural products and news of the developed countries by these multinational firms and news agencies like Reuters, AP and AFP to the entire world, the ideology of these countries that promote global markets and encourage consumerism is being presented as the best way for human development. But in feet, the main objective of today's media is profit. Media empires contribute the 185preservation of 'status quo* and for this reason they inculcate and defend the economic, social, and political agenda of privileged groups. In this study, global commercial media system has been examined to show that we live in an illusion of abundance of media but in reality these are in control of few groups which are interrelated and interdependent with political actors, and to investigate how this structure affect the political, social and cultural life. 186tr_TR
dc.language.isotrtr_TR
dc.publisherSosyal Bilimler Enstitüsütr_TR
dc.subjectGazeteciliktr_TR
dc.titleUluslararası dengesiz iletişim akışı ve gelişen teknoloji bağlamında sorunun günümüzdeki durumutr_TR
dc.title.alternativeUnbalanced flow of international communication and present situation of the problem in the context of developing technologytr_TR
dc.typemasterThesistr_TR
dc.contributor.departmentGazeteciliktr_TR
dc.description.ozetÖZET İletişim ve bilgi teknolojilerindeki inanılmaz gelişme, İkinci Dünya Savaşı sonrasında bağımsızlığına kavuşan fakat ekonomik olarak ayakta kalabilmek için Kuzey ülkelerine bağımlılığı süren az gelişmiş ülkelerin -Üçüncü Dünya veya Kuzey- aleyhine olmuştur. Ekonomik bağımlılık beraberinde, iç piyasaya yönelik haber ve medya materyallerinin temini için, eski emperyal güçlerin haber ajansları ve büyük medya şirketlerine olan bağımlılığı da getirmiştir. Yıllar geçtikçe sadece emperyalizmin bir mirası olarak görülebilecek ekonomik eşitsizlik büyümemiş; aynı zamanda global medya pazarındaki yoğunlaşma giderek artmış ve pazarın hakimiyeti AOL Time Warner, Disney, News Corporation, Viacom, Vivendi, Sony ve Bertelsmann gibi medya devlerine geçmiştir. Gelişmiş ülkelerin medya ürünlerinin bu çokuluslu şirketler ve Reuters, AP ve AFP gibi haber ajansları tararından tüm dünyaya yayılmasıyla; bu ülkelerin global pazarları destekleyen ve tüketimi teşvik eden ideolojisi de insanlığın gelişimi için en iyi yol olarak sunulmaktadır. Aslında medyanın esas amacı, neoliberal ideolojinin pek çok diğer kuruluşu gibi kârdır ve kâr maksimizasyonunu başarabilmek için medya imparatorlukları 'status quo'nun korunmasına katkıda bulunur ve bu amaçla imtiyazlı grupların ekonomik, sosyal ve politik gündemini zihinlere yerleştirir ve savunurlar. Î84Bu çalışmada; televizyon kanalları, gazeteler, dergiler ve radyo istasyonlar» bolluğu içerisinde yaşadığımızı zannederken aslında bu medyaların politik aktörlerle karşılıklı bağlılık ve bağımlılık ilişkisi içerisinde bulunan birkaç grubun kontrolünde olduğunu göstermek ve bu yapının politik, sosyal ve kültürel hayatı nasıl etkilediğini irdelemek üzere global ticari medya sistemi incelenmiştir. The incredible development of communication and information technologies went against the underdeveloped countries -Third World or The South- that has became independent after The Second World War but remained dependent to The North for economic survival. This dependency brought together the dependency on the news agencies and media conglomerates of the ex-imperial powers for an adequate supply of media materials for local distribution. The global economic inequality that can be seen as a legacy of imperialism has grown up within years and also the global media market became much more concentrated and dominated by the media giants; AOL Time Warner, Disney, News Corporation, Viacom, Vivendi, Sony, and Bertelsmann. With the distribution of cultural products and news of the developed countries by these multinational firms and news agencies like Reuters, AP and AFP to the entire world, the ideology of these countries that promote global markets and encourage consumerism is being presented as the best way for human development. But in feet, the main objective of today's media is profit. Media empires contribute the 185tr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record