Show simple item record

dc.contributor.advisorDündar, Ali Merthan
dc.contributor.authorKaplan, Emine Sicim
dc.date.accessioned2019-12-30T11:01:46Z
dc.date.available2019-12-30T11:01:46Z
dc.date.issued2019
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12575/69148
dc.description.abstractGüney Asya geniş arazileri, sahip olduğu kaynakları, uygun iklimi ve az nüfusu ile hem Japonya hem de Batılı güçler tarafından her zaman arzulanan bölge olmuştur. Japonya'nın Güney Asya'ya yönelik ilgisi oldukça eski zamanlara dayanmakta olup, Sakoku Dönemi ile sekteye uğrayan karşılıklı ilişkiler Meiji Dönemi'nden itibaren yeniden başlamıştır. Japonya'nın Güney Asya'ya yönelik ilgi ve hareketi zamanla Nanshinron olarak adlandırılmıştır. Nanshinron, ilk olarak Satō Nobuhiro'nun Bōkaisaku adlı eserinde düşünce olarak ortaya çıkmış, 1936 yılında da Nanshinseisaku adı altında hükümetin Güney Asya'ya yönelik resmî politikasına dönüşmüştür. Bu bağlamda Japonya'nın güneye yönelik hem askeri hem de ekonomik anlamda hareketlerinde ve güney bölgeleri ile olan ilişkilerinde Nanshinron düşüncesinin önemi inkâr edilemez. Nanshinron düşüncesi, her ne kadar 1936 yılında resmî politika olsa da Meiji Dönemi'nden itibaren Japon hükümetinin siyasetini etkilemiştir. Çin – Japon Savaşı sonucu Tayvan'ın ele geçirilmesi ve I. Dünya Savaşı sonucunda da Güney Pasifik Mandası'nın kurulması gibi olaylar, bu düşüncenin siyasi ve askeri anlamda etkili olduğunun somut kanıtlarıdır. Ancak Japonya'nın içinde bulunduğu koşullar ve dış güçlerin de etkisiyle Nanshinron, 1930'lu yıllara kadar tam olarak faal olamamış, bu düşünceye kıyasla Japonya'nın kuzey siyaseti daha aktif olmuştur. 1937 yılında İkinci Çin – Japon Savaşı ile birlikte Japonya'nın kuzey siyaseti tıkanmış, hammadde ihtiyacından dolayı Japonya tam anlamıyla yüzünü güneye dönmek zorunda kalmıştır. Asya halkını Batılı güçlerin sömürgesinden kurtarmak sloganıyla girdiği II. Dünya Savaşı'nda Japonya, Güneydoğu Asya ülkelerini işgal etmiştir. Çalışmamızda Japonya'nın bu işgalini, Nanshinron düşüncesi temelinde gerçekleştirdiği ve bu düşüncenin Japon dış politikasında oldukça önem arz ettiği anlaşılmıştır. Çalışmamızda Nanshinron düşüncesinin Japon hükümetinin güney siyaseti üzerindeki etkileri, dönem (Edo, Meiji, Taishō ve Shōwa Dönemleri) eserleri üzerinden ele alınmış, düşünce olarak ortaya çıkan bir savın, siyasete dönüşme aşamaları incelenmiştir. Bu bağlamda yayınlandıkları dönemde Japon toplumunda en çok ses getiren sekiz adet eser irdelenmiştir. İncelediğimiz kitapların bazılarında yazarların düşünceleri ile Japon hükümetini güneye yönelik siyasetinde etkiledikleri ve Japonya'nın siyasi anlamda ilerlediği yönünü önceden öngördükleri tespit edilmiştir. The South Seas (Pacific and Southeast Asia Region) has always been desired region by both Japan and Western powers with its vast lands, resources, favorable climate and low population. Japan's interest to the South Seas dates back to ancient times. However bilateral relations have been interrupted with the Sakoku Period. Then relations have resumed since the Meiji Period. In the Meiji Period, Japan moved towards the South Seas in the real sense and in time this interest and movement towards the South Seas was called Nanshinron. Firstly, Nanshinron was emerged as a thought in the literary works. Later, especially in 1936 it became an official policy of Japanese government towards the South Seas by penetrating politics of government. In this regard, the importance of Nanshinron's thought can not be denied in both Japan's military and economic movements towards the South and its relations with the Southern regions. The thought of Nanshinron was indirectly influenced Japanese government's policy from the Meiji Period. Hence, the capture of Taiwan after the first Sino – Japanese War and the foundation of the South Pacific Mandate after the First World War is evidence of military and political influence. However, this thought was not completely active until the 1930s with the influence of external powers and the conditions in Japan. So the Northern Policy of Japan was more active than this thought. In 1937, Japanese Northward Policy was congested with the Second Sino – Japanese War. So Japanese government had to advance to the South due to its needs of raw material. Japan took part in the Second World War with the slogan of saving the people of Asia from the colonization of the Western powers. On the contrary Japan occupied Southeast Asian countries in this war. In this study, it was understood that Japanese government carried out this occupation on the basis of Nanshinron thought and this thought was very important in Japanese foreign politics. In this study, the influence of Nanshinron thought on Japanese Southern Policy and also the stages of the change of an argument that emerged as thought into politics were examined by the literary works, which were written in the Edo, Meiji, Taishō and Shōwa Periods. In this context, 8 books, which attracted the most attention in the Japanese society in their period, have been focused on. Among the literary works examined by us, it was found that some works, if not all, were affected the Japanese government with writer's thought and predicted the Japanese future.tr_TR
dc.language.isotrtr_TR
dc.publisherAnkara : Ankara Üniversitesi : Sosyal Bilimler Enstitüsü : Doğu Dilleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı : Japon Dili ve Edebiyatı Bilim Dalıtr_TR
dc.subjectAsyatr_TR
dc.subjectAsianismtr_TR
dc.subjectNanshinrontr_TR
dc.titleİkinci Dünya Savaşı Öncesi Japonya'nın Güney Siyasetinde Nanshinron (1868-1945)tr_TR
dc.title.alternativeNanshinron in the Southern Politics of Japan before the Second World War (1868-1945)tr_TR
dc.typedoctoralThesis / Tez, Doktoratr_TR
dc.contributor.departmentDil ve Tarih-Coğrafya Fakültesitr_TR
dc.identifier.startpage01tr_TR
dc.identifier.endpage266tr_TR
dc.relation.publicationcategoryTeztr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record