Show simple item record

dc.contributor.advisorÖcal, Şebnem Akipek
dc.contributor.authorGöka, Mehmet Emir
dc.date.accessioned2019-12-20T08:19:28Z
dc.date.available2019-12-20T08:19:28Z
dc.date.issued2019
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12575/68876
dc.description.abstractBu tez, Türk hukukunda borca aykırı davranılacağının önceden belli olması kavramını ele almaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda borca aykırı davranılacağının önceden belli olmasını düzenleyen bir hüküm mevcut değildir. Bu sebeple, sözleşme kurulduktan sonraki ama muacceliyetten önceki dönemde sözleşmeye aykırı davranılıp davranılamayacağı sorusu esasen buradaki kanun boşluğunun nasıl doldurulacağına ilişkindir. Boşluk doldurulurken genellikle muacceliyetten önce sözleşmeye aykırılığın ortaya çıkıp çıkmayacağı sorusu olumlu yönde cevaplanmaktadır, zira borca aykırı davranılacağının önceden belli olduğu hâllerde alacaklıyı ifa edilmeyeceği açık olan bir sözleşmeyle muacceliyete kadar bağlı tutmanın adil olmayacağı düşünülmektedir. Dolayısıyla alacaklıya muacceliyetten önce dahi derhâl kullanabileceği birtakım haklar tanıma çabası mevcuttur. Ancak Türk hukukunda yeknesak bir "sözleşmeye aykırılık" kavramı kabul edilmediği, aksine borçlu temerrüdü veya ifa imkânsızlığı gibi farklı tür aykırılıklar düzenlendiği için belirtilen boşluğu doldururken borca aykırı davranılacağının önceden belli olması da düzenlenmiş aykırılıklardan birisi altında sınıflandırılmakta ve bu aykırılığın hukuki sonuçları borca aykırı davranılacağının önceden belli olması hâllerinde de kıyasen uygulanmaktadır. Borca aykırı davranılacağının önceden belli olmasının sonuçlarına ek olarak, muacceliyetten önceki sözleşmeye aykırılıktan sonra ortaya çıkabilecek bazı sorunlar bakımından da boşluk doldurma faaliyetinde bulunulması gerekecektir. Örneğin, muacceliyetten önce ifadan kaçınarak sözleşmeye aykırı davranan borçlunun, bu kaçınmasını geri almasına izin verilecek midir? Diğer taraftan, bu borçlunun alacaklısı böyle bir geri almayı kabul etmek ve sözleşmeyle bağlı kalmayı sürdürmek zorunda mıdır? Borca aykırı davranılacağının önceden belli olması hakkında doğrudan bir düzenleme olmaması sebebiyle Türk hukukunda bu ve buna benzer konularda da boşluktan bahsedilebilecek ve bunların da borca aykırı davranılacağının önceden belli olması hallerine kıyasen uygulanabilecek hükümler ile sözleşme adaletine uygun olarak doldurulması gerekecektir. Anahtar Kelimeler: Borca aykırı davranılacağının önceden belli olması, öne alınmış borca aykırılık, öncelenmiş borca aykırılık, sözleşmenin vadeden önce ihlali, vadeden önce sözleşmeye aykırılık, sözleşmenin olumlu ihlali, akdin müspet ihlali This thesis deals with the concept of anticipatory breach under Turkish law. Turkish Code of Obligations, Law No. 6098, does not contain a direct provision regarding anticipatory breach; so whether there can be a breach of contract after the execution of the contract, but before the due date of the obligation is primarily a question of how to fill the gap in the legislation. In filling this gap, the question of whether a contract can be breached before the due date is generally answered in the positive, because it is thought that, in cases of anticipatory breach, forcing the creditor to abide by the contract until the due date is not fair. Therefore, there are efforts to grant certain rights to the creditor that can be used immediately even before the due date of the obligation. Having said that, since Turkish law does not acknowledge a uniform notion of "breach of contract", but provide for different types of breaches such as debtor's default or impossibility of performance, in order to fill the said gap in the law, anticipatory breach is required be categorized under one of the regulated breaches, so that the legal consequences of that breach can also be applied to cases of anticipatory breach by way of analogy. In addition to the legal consequences of anticipatory breach, the gap filling activity should be extended to certain problems that may occur following a breach before the due date. For instance, would a debtor, who has breached the contract prior to the due date by renouncing his/her obligations, be allowed to withdraw such renunciation? Is the creditor of such debtor required to accept such withrawal, and continue being bound with the contract? As a result of having no direct provision concerning anticipatory breach, these issues also constitute gaps in Turkish law and needed to be filled in accordance with the provisions that will be applied mutatis mutandis to cases of anticipatory breach as well as justice contractuelle. Keywords: Anticipatory breach, breach before the due date of the obligation, breach before the due date of the contract, breach of contract before the due date, positive breach of the contracttr_TR
dc.language.isotrtr_TR
dc.publisherAnkara : Ankara Üniversitesi : Sosyal Bilimler Enstitüsü : Özel Hukuk Anabilim Dalıtr_TR
dc.subjectBorca aykırı davranılacağının önceden belli olmasıtr_TR
dc.subjectÖne alınmış borca aykırılıktr_TR
dc.subjectÖncelenmiş borca aykırılıktr_TR
dc.subjectAnticipatory breachtr_TR
dc.subjectBreach before the due date of the obligationtr_TR
dc.subjectBreach before the due date of the contracttr_TR
dc.titleBorca aykırı davranılacağının önceden belli olmasıtr_TR
dc.title.alternativeAnticipatory breachtr_TR
dc.typemasterThesis / Tez, Yüksek Lisanstr_TR
dc.contributor.departmentHukuk Fakültesitr_TR
dc.identifier.startpage01tr_TR
dc.identifier.endpage211tr_TR
dc.relation.publicationcategoryTeztr_TR


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record