Show simple item record

dc.contributor.authorÇÖL, Meltem (Tez Danışmanı)
dc.contributor.authorBARÇIN, Cem (Yazar)
dc.date.accessioned2019-02-07T18:59:37Z
dc.date.available2008
dc.date.available2019-02-07T18:59:37Z
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12575/30884
dc.description.abstractNormal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE <!-- /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable{mso-style-name:"Normal Tablo";mso-tstyle-rowband-size:0;mso-tstyle-colband-size:0;mso-style-noshow:yes;mso-style-priority:99;mso-style-parent:"";mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;mso-para-margin-top:0cm;mso-para-margin-right:0cm;mso-para-margin-bottom:10.0pt;mso-para-margin-left:0cm;line-height:115%;mso-pagination:widow-orphan;font-size:11.0pt;font-family:"Calibri","sans-serif";mso-ascii-font-family:Calibri;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-font-family:Calibri;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-fareast-language:EN-US;} --><!-- /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable{mso-style-name:"Normal Tablo";mso-tstyle-rowband-size:0;mso-tstyle-colband-size:0;mso-style-noshow:yes;mso-style-priority:99;mso-style-parent:"";mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt;mso-para-margin-top:0cm;mso-para-margin-right:0cm;mso-para-margin-bottom:10.0pt;mso-para-margin-left:0cm;line-height:115%;mso-pagination:widow-orphan;font-size:11.0pt;font-family:"Calibri","sans-serif";mso-ascii-font-family:Calibri;mso-ascii-theme-font:minor-latin;mso-hansi-font-family:Calibri;mso-hansi-theme-font:minor-latin;mso-fareast-language:EN-US;} -->Koroner kalp hastalıkları dünyanın birçok ülkesinde kronik hastalıklar içinde en sık görüleni olup, 21. yüzyıl içinde dünya çapında ölümlerin en sık sebebi olacagı ön görülmektedir. Hastalıgın yaygın olması sebebiyle olguların küçük bir oranının dahi önlenmesi birçok ölümü ve saglık harcamalarını azaltacaktır. Koruyucu önlemlerin alınabilmesi için, öncelikle koroner risk etmenlerinin sıklıgını bilmek gerekmektedir. Ayrıca klasik risk etmenlerinin yanında kardiyovasküler riski öngörme konusuna daha basarılı olan hatta hastalıgın patogenezinde rol oynadıgı düsünülen belirteçler de mevcuttur. Metabolik sendrom abdominal obezite, dislipidemi, açlık kan sekeri ve kan basıncı yükselmesi gibi birtakım metabolik anormalliklerin birlikte bulunması veya kümelesmesi ile karakterize bir hastalıktır.Bu hastalıgın temelinde insülin direncinin rol oynadıgı ileri sürülmektedir. Bu hastalıkta KAHve diabetes mellitus gelisme olasılıgının artısı söz konusudur. Bu retrospektif tanımlayıcı çalısmada rutin periyodik muayene amacıyla bir askeri hastaneye basvuran 20-50 yas arasındaki erkek askeri personelde koroner risk etmenleri ve metabolik sendrom sıklıgının arastırılması hedeflenmistir. Bilinen KAH olan bireyler ile verilen anket veya antropometrik ölçümlerinde eksiklikler olan bireyler çalısma dışı bırakılmıstır. Metabolik sendrom tanısı 5 ölçütten 3’ünün birlikte olması ile konulmustur. Bu ölçütler 1)bel çevresi &gt;102 cm 2) trigliserid _150 mg/dl 3)açlık glukozu _ 110 mg/dl 4) HDL-k &lt; 40 mg/dl ve 5) arteriyal kan basıncı _ 130/85 mm Hg olması veya hastanın antihipertansif ilaç kullanıyor olması. Ayrıca bireylerin Framingham risk puanlamasıyla gelecek 10 yıl içinde ciddi kardiyovasküler olay geçirme olasılıkları da hesaplanmıstır.Çalısmaya alınan 820 bireyin yas ortalaması 35,3 ± 6,9 idi. Bu bireyler içinde 123(%15) kiside metabolik sendrom saptandı. Metabolik sendrom ölçütlerinin sırasıyla tüm bireyler ve metabolik sendromlu hastalarda görülme oranları su sekildeydi: Trigliserid yüksekligi (%40,0 ve % 91,1), hipertansiyon (%36,6 ve % 83,7), abdominal obezite (%17,8 ve % 61,8), HDL-k düsüklügü (%23,2 ve %63,4) ve glukoz yüksekligi (%8,7 ve %30,1).Metabolik sendrom ölçütlerinden 1, 2, 3, 4, be 5 ölçüte sahip olan bireylerin oranı sırasıyla %30.5, %23.2, %11.0, %3.5 ve %0.5 olarak saptandı. 20-50 yas arasındaki bireyler 3 gruba ayrıldıgında yas artıkça metabolik sendrom sıklıgı da artıyordu (20-29 yasta % 7,0; 30-39 yasta % 14,9; 40-50 yasta %21,8; p&lt; 0.001)Yine haftalık yapılan düzenli egzersiz miktarının artması ile metabolik sendrom sıklıgının azaldıgı görüldü ( hiç egzersiz yapmayanlarda %21,5; haftalık egzersiz süresi &lt;60 dk olanlarda %15,5; 60-120 dakika olanlarda % 10,9 ve &gt; 120 dk. yapanlarda %9,4 p=0,001). Sigara miktarı arttıkça metabolik sendrom sıklığında bir degisme olmamakla beraber, fazla sigara içenlerde HDL-k düzeyleri daha yüksek bulundu.Framingham risk puanlamasına göre bireylerin sadece % 5,4’ü yüksek riskli grupta idi. Bununla birlikte Framingham degerlendirmesine göre düsük risk grubuna giren bireylerin %7,2’si ve orta risk grubuna giren bireylerin %20,5’inde metabolik sendrom saptandı. Metabolik sendrom olan bireylerde BK (6,7±1,7’ye karsılık 7,3±1,8 x103/mm3; p&lt; 0.001) ve ESH (5,3±4,3’e karsılık 7,8±7,5 mm/saat) yüksek olarak bulundu.Sonuç olarak incelenen grupta metabolik sendrom sıklıgı Türkiye genelinde benzer yastaki erkek popülasyonuyla karsılastırıldıgında daha düsük bulunmustur. Bunun bir potansiyel sebebi askeri personelin düzenli egzersiz yapma egiliminin muhtemelen daha fazla olmasıdır. Bununla birlikte 19-25 yas arası askeri ögrencilerle karsılastırıldıgında 20-29 yas grubunda bile bel çevresi ve trigliserid düzeylerindeki belirgin artıs, yasam sekli değişiminin olumsuz etkilerini yansıtmaktadır. Bir diger sonuç Framingham risk puanlamasıyla düsük risk grubu olan bireylerde bile metabolik saptanabilmesidir. Aterosklerozda önemli rol onayan inflamatuvar belirteçlerin metabolik sendromda artmıs olması sebebiyle metabolik sendromun varlıgının özellikle Framingham skoruna göre düsük risk grubunda olan hastalarda ileriye dönük olayları daha iyi gösterebilecegi spekülasyonu yapılabilir. Bu belirteçlerin degeri ve metabolik sendrom varlıgını önem kohort çalısmalarıyla ortaya konabilecektir. SummaryCoronary heart diseases have emerged as the dominant chronic disease in many parts of the world and will soon become the number one killer worldwide in the 21st century. Considering the high prevalence of the disease, preventing even a small proportion of the cases would save lives and decrease medical expenses. In order to take preventive measures we should know the prevalence of the coronary risk factors. In addition to the conventional coronary risk factors there are new markers that may predict coronary heart disease or even play a role in the pathogenesis of it. Metabolic syndrome is a cluster of metabolic abnormalities such as abdominal obesity, dyslipidemia, elevated fasting glucose and blood pressure. Insulin resistance is suggested to play a key role in the pathogenesis of metabolic syndrome and it was shown that coronary heart disease and diabetes mellitus are more frequently seen in this syndrome.In this retrospective descriptive study we aimed to evaluate the prevalence of the coronary risk factors as well as the metabolic syndrome in male military personnel between 20 and 50 years old who applied to a military hospital for routine periodic physical examination during the second half of 2005 and during 2006.The patients with previous coronary artery disease and the ones with incomplete data were excluded. Metabolic syndrome was diagnosed if the patient had any of at least 3 of 5 criteria: 1)waist circumference &gt;102 cm; 2) fasting blood glucose _ 110 mg/dl 3)triglyceride _150 mg/dl 4) HDL-c &lt; 40 mg/dl and 5)arterial blood pressure _ 130/85 mm Hg or use of an antihypertensive drug. In addition the risk for hard cardiovascular events in upcoming ten years was calculated via Framingham risk score for each person.A total of 820 personnel were included (age 35,3 ± 6,9). Metabolic syndrome was diagnosed in 123 people (15%). The frequencies of each metabolic syndrome component in the whole group and metabolic syndrome group were as follows respectively.Hypertriglyceridemia (40,0 % and 91,1 %), hypertension (36,6 % and 83,7 %), abdominal obesity (17,8 % and 61,8%), low HDL-c (23,2 % and 63,4 %) and hyperglycemia (8,7 % and 30,1%). The proportion of individuals having 1, 2, 3, 4, and 5 criteria were 30.5 %, 23.2 %, 11.0 %, 3.5 % and 0.5%, respectively. Proportion of people with metabolic syndrome was increasing with age (7,0% in age 20-29 ; 14,9 % in age 30-39; 21,8% in age 40-50; p&lt; 0.001) as well as with the decreasing amount of physical exercise (21,5% if no exercise; 15,5% if exercise &lt;60 min/week; 10,9% if exercise between 60-120 min/week; and 9,4% if exercise &gt; 120 min/week; p&lt; 0.001). Although HDL-c decreased with the increasing number of cigarettes, the number of patients with metabolic syndrome showed no change with the changing amount of cigarettes. According the Framingham risk score only 5,4% of the study group was in high risk. On the other hand 7,2% of individuals with low risk and 20,5% of the intermediate risk group had metabolic syndrome. In addition patients with metabolic syndrome had higher levels of white blood cell (6,7±1,7 vs. 7,3±1,8 x103/mm3; p&lt; 0.001) and erythrocyte sedimentation rate (5,3±4,3 vs. 7,8±7,5 mm/hour).As a result, the prevalence of metabolic syndrome in the military personnel was less than the sex and age adjusted general population in Turkey. The tendency of military personnel for exercise may have a role in this result. On the other hand when compared to students of 19-25 years attending military school, triglyceride levels and the waist circumference were dramatically higher even in the 20-29 year-old group. This may indicate how unfavorable life style may affect the parameters. Another important point is the presence of metabolic syndrome even in low risk population with Framingham score. Because of its correlation with inflammatory markers, the presence of metabolic syndrome may be a better risk predictor especially in low risk individuals according to Framingham score. The importance of these markers and the metabolic syndrome will be understood better with cohort studies.
dc.language.isotrTR_tr
dc.publisherAnkara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Halk Sağlığı Anabilim Dalı Epidemiyoloji Programı
dc.subjectTIPtr
dc.titleAnkara Beytepe Asker Hastanesi’ne periyodik muayene amacıyla başvuran 20-50 yaş arası askeri personelde koroner risk etmenleri ve metabolik sendrom sıklığı
dc.typeThesis


Files in this item

This item appears in the following Collection(s)

Show simple item record