Bulut tabanlı yeni sömürgecilik: küresel Kuzey ve küresel Güney'de politika söylemleri

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Ankara Üniversitesi

Abstract

Bu çalışmada, Küresel Kuzey ve Küresel Güney aktörlerinin bulut tabanlı teknolojiye ilişkin politika söylemleri incelenmiştir. Bulut teknolojisi, resmi politika belgelerinde güvenlik, rekabetçilik, dijital kalkınma ve egemenlik gibi kavramlarla birlikte ele alınmaktadır. Çalışmada ise bulut altyapısının teknolojik bir hizmet olmanın ötesine geçen söylemsel boyutuna odaklanılmıştır. Bu doğrultuda tezde, bulut politikası söylemlerinin yeni sömürgeciliği hangi biçimlerde yeniden ürettiğini, hangi bağımlılık ilişkilerini görünmez kıldığını ve bu ilişkilere karşı ne tür alternatif imkânlar sunduğunu ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmada Küresel Kuzey’i temsilen Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği; Küresel Güney’i temsilen ise Çin ve Türkiye tarafından üretilen resmi politika belgeleri incelenmiştir. İnceleme, dijital sömürgecilik, veri sömürgeciliği, bulut sermayesi ve bulut-köleci sömürgecilik tartışmalarına dayandırılmıştır. Yöntem olarak Norman Fairclough’un eleştirel söylem çözümlemesi modeli kullanılmış; Roy Bhaskar’ın eleştirel gerçekçi bilim felsefesi ontolojik zemini, Bob Jessop’ın kültürel ekonomi politik yaklaşımı ise söylem ile ekonomi politik arasındaki ilişkiyi kuran temel çerçeveyi oluşturmuştur. Bu kapsamda belgelerin söylemi; kurulan ekonomik tahayyüller, merkeze alınan aktörler, öne çıkarılan tehditler ve doğallaştırılan bağımlılık ilişkileri ekseninde çözümlenmiştir. Tezin temel bulguları, politika söylemlerinin aktörlerin uluslararası sistem içerisindeki konumlarıyla bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. ABD belgelerinde bulut altyapısı; küresel liderlik, güvenilir teknoloji, özel sektör kapasitesi, güvenlik ve dayanıklılık bağlamında kurulurken; AB belgelerinde veri egemenliği, stratejik özerklik, düzenleyici kapasite, insan merkezlilik ve piyasa yoğunlaşmasına karşı denetim arayışı öne çıkmaktadır. Küresel Kuzey tarafından inşa edilen bu özgüvenli söylemin arkasında ise hegemonik bir kırılganlık yatmaktadır. ABD mevcut liderliğini meşrulaştırmakta; AB ise ABD merkezli teknoloji şirketlerinin hakimiyeti ve Çin’in yükselen kapasitesi arasında sıkışmış bir aktör olarak özerklik arayışına girmektedir. Bu nedenle Küresel Kuzey’in söylemi, kırılganlaşan üstünlüğü yeniden sağlama ve kurma çabası olarak değerlendirilmektedir. Küresel Güney aktörlerinde ise kalkınma, teknolojik kapasite, dijital egemenlik ve bağımlılığı azaltma arayışı öne çıkmaktadır. Çin belgelerinde bulut bilişim, devlet öncülüğünde kalkınma, veri güvenliği, yerli yenilik ve Batı merkezli dijital düzene alternatif oluşturma hedefiyle ilişkilendirilmektedir. Türkiye belgelerinde ise yerli ve millî teknoloji, dijital dönüşüm, ulusal kapasite geliştirme ve dışa bağımlılığı azaltma söylemleri belirginleşmektedir. Çin’in aktif kurucu söylemine karşılık, Türkiye söyleminde teknolojik bağımlılığı azaltma vurgusu ön plandadır. Bu yönüyle, ele alınan aktörler Küresel Güney içinde farklı tarihsel ve siyasal bağlamlardan hareket etseler dahi her ikisi de bulut bilişimi bir egemenlik ve kalkınma meselesi olarak kurmaktadır. Sonuç olarak tez, bulut politikası söylemlerinin hem mevcut bağımlılık ilişkilerini yeniden üreten hem de bu ilişkilere karşı sınırlı alternatif arayışları barındıran ikili bir karakter taşıdığını ortaya koymaktadır. Küresel Kuzey, bulut sermayesinin merkezî konumunu güvenlik, liderlik, düzenleme ve dayanıklılık söylemleriyle yeniden kurarken; finansman bağımlılığını ve konum kaybı kaygısını da açığa vurmaktadır. Küresel Güney ise teknolojik bağımsızlık, dijital egemenlik ve ulusal kapasite söylemleri üzerinden bu düzene karşı farklı cevaplar üretmektedir. Bu yönüyle çalışma, bulut bilişim politikalarını yeni sömürgeciliğin söylemsel olarak kurulduğu ve meşrulaştırıldığı metinler olarak değerlendirmektedir.

Description

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By