Kamu yönetiminde eşgüdüm kapasitesinin habis sorunlar üzerinden incelenmesi: Elazığ ve İzmir depremleri
Loading...
Files
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Sosyal Bilimler Enstitüsü
Abstract
Kamu yönetiminde eşgüdüm konusu, öteden beri eşgüdümsüzlük sorunlarıyla anılan ve tartışılan bir konu olmuştur. Öte yandan bu konudaki sorunlar her ne kadar müzmin sorunlar olarak görülse de, akademik literatür içinde geniş biçimde ve derinlikli olarak pek incelenmemiştir. Bu bakımdan bu çalışmanın amacı, eşgüdüm kavramını farklı bir perspektiften ele almak ve akademik bir çerçeve içinde eşgüdüm konusunu tartışmaktır. Bunun için statik ve şablon halinde ele alınan eşgüdüm anlayışlarının ötesine geçmek amacıyla dinamik ve operasyonel bir eşgüdüm anlayışı benimsenmiştir. Bu kapsamda eşgüdümün gerçek durumunun ancak kurumların faaliyetleri sırasında anlaşılabileceği düşünülmüş ve eşgüdüm kapasitesinin yüksekliği veya düşüklüğü ile eşgüdümün başarılı veya başarısız olacağı iddia edilmiştir. Bu dinamik eşgüdüm anlayışını somutlaştırmak için eşgüdüm kapasitesine en çok ihtiyaç duyulan sorunlar olan habis sorunlar üzerinden gidilmiştir. Klasik ve rutin yönetim araçlarıyla baş edilemeyen bir sorun türü olan habis sorunlar, pek çok farklı alandan farklı unsurların eşgüdüm içinde yönetimini gerektirmektedir. Bu çalışmada habis sorunlar içinde Türkiye için önemi ve güncelliği en yüksek habis sorun olan deprem konusu esas alınmıştır. Bu çerçeveye göre çalışma, kavramsal, kuramsal ve örnek olay analizine dayanan üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, eşgüdüm kavramının soyut ve statik tanımdan uzak somut, dinamik ve operasyonel anlamda tanımlayacağımız ölçütler ortaya konulmuştur. Bu ölçütlerin tespiti için farklı bilimsel alanlardaki (fen-sosyal bilimler) kullanımları irdelenmekte, kategorize edilmekte ve değerlendirme yapılmaktadır. Literatür değerlendirmesinden sonra, eşgüdüm konusunda gerek tanım gerekse de içerik açısından çıkarımlarda bulunulmaktadır. Tarihsel bakış açısıyla eşgüdüm hakkında felsefi, siyasi ve yönetsel açıdan bir değerlendirme yapılmaktadır. Bu bölüm en son olarak da eşgüdümü bir kez daha anlaşılır kılmak amacıyla kamu yönetimi kuramları üzerinden irdelenerek, genel bir değerlendirmeyle bölüm noktalanmıştır. İkinci bölümde, birinci bölümdeki ölçütlerden hareketle ulaşılan somut, dinamik ve operasyonel eşgüdüm anlayışını kuramsal zemine oturtmak amacıyla kapasite kavramına başvurulmuştur. Kamu yönetim literatüründe kapasite kavramı yönetim kapasitesi içinde yer edinmiştir. İşte buradan hareketle daha sonraki aşamada çalışmanın odak noktası eşgüdüm kapasite üzerine olmuştur. Eşgüdüm kapasitesinin kamu yönetimi sorunlarında en elzem olduğu konu olarak habis sorunlar tespit edilmiş ve karmaşık, iç içe geçen, önceden kestirilemeyen, kesin ve mutlak bir çözümün olmadığı bu sorunlar üzerine odaklanılmıştır. Buradan hareketle habis sorunlarda eşgüdümü sekteye uğratacak unsurlara ve eşgüdüm kapasitesinin bu sorunlara sunmuş olduğu çözümlere değinilmiş, genel bir değerlendirmeyle bölüm noktalanmıştır. Üçüncü bölümde ise, kavramsal ve kuramsal çerçeveyi somutlaştırmak amacıyla Türkiye açısından önemli bir habis sorun olan deprem afetleri üzerinden gidilmiştir. Sorunun en güncel değerlendirmesini yapabilmek için Türkiye'de 2020 yılı içinde yaşanan Elazığ (24 Ocak) ve İzmir (30 Ekim) Depremleri seçilmiş ve depremler üzerinden tartışmalar derinleştirilmiştir. Bunlara değinildikten sonra bölüme ilişkin genel bir değerlendirme yapılmıştır. En son çalışma sonuç yargısıyla son bulmuştur. Sonuç itibariyle, habis sorunlarla mücadele etmede eşgüdüm kapasitesi önemli bir araçtır. Ancak Türkiye'de habis bir sorun olan afetlerde eşgüdüm kapasitesinin istenilen düzeyde olumlu sonuçlar verdiğini söylememiz pek mümkün görünmemektedir.
