Harezm tarihi ( XIII. - XVI. Yy. )
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Ankara Üniversitesi
Abstract
Harezmşahların idarî merkezi olan Harezm, 1220 yılında Moğollar tarafından işgal edildi. Harezm'in siyasî merkezi konumundaki Köhne Ürgenç, Cuci Ulusu'nun hâkimiyetine bırakılırken, güneydeki Kat ve Hive gibi kasabalar Çağatay Ulusu'nun idaresine geçti. Emir Timur'un seferlerine kadar, İlhanlılar ve Çağatay ulusunun küçük çaplı müdahaleleri dışında, bölge yaklaşık bir buçuk asra yakın bir süre Altın Orda hâkimiyetinde kaldı (1221–1370). Harezm, Altın Orda'nın en önemli tarım ve ticaret merkezlerinden biri olmasının yanı sıra, Çin'e yönelen tüccar ve misyonerlerin güzergâhında bir terminal işlevi görmekteydi. Deşt-i Kıpçak'tan Hindistan ve İran'a ulaşan yollar üzerinde önemli bir kavşak noktasıydı. Harezm, Altın Orda sahasının nüfuzlu emirlerinden Kutluk Timur ile Timurlular döneminde Şahruh'un önde gelen emirlerinden Şah-Melik gibi kişilere emanet edilmiştir. Bu durum, Harezm yöneticilerinin ulus hiyerarşisi içerisindeki konumlarını göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Toktamış Han'ın Mangışlak üzerinden Mâverâünnehir'e yönelik saldırılarında Harezm'i bir merkez olarak kullanması üzerine, bölge Emir Timur tarafından tahrip edildi. Ardından Harezm'de, Ebulhayr Han ve Şibanî Muhammed Han'a bağlı Özbek unsurlarının nüfuz ettiği yeni yerleşimler ortaya çıktı. Şibanî Muhammed Han, Kazaklara karşı yürüttüğü askerî harekâtlarda Harezm'i ileri bir karakol ve ticareti denetleyen bir gümrük noktası olarak kullandı. Onun ölümünün ardından bölge kısa bir süre Safevîler tarafından atanan valilerce idare edildi. XVI. yüzyılın ilk çeyreğinde Yadigâr Han soyunun yönetimine geçen Harezm'de ekonomik ve kültürel yaşamda belirgin bir çöküş yaşandığı gözlenmektedir. Bölgenin içine düştüğü bu durum, İngiliz tüccar Anthony Jenkinson, Osmanlı seyyahı Defterdar Seyfi Çelebi ve kendi dönemine dair bir tarih yazdıracak kimse bulamadığından yakınan Ebulgazi Bahadır Han gibi farklı tanıklar tarafından açıkça ifade edilmiştir.
