Türk iş hukukunda ücret
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Ankara Üniversitesi
Abstract
Ücret, genellikle işçinin ve ailesinin tek geçim kaynağıdır ve bu nedenle işçi bakımından hayati öneme sahiptir. İş hukukunun en önemli konularından ve iş sözleşmesinin zorunlu unsurlarından biri olan ücret, çalışılmadığı halde ücret ödenmesini gerektiren haller dışında, yapılan bir hizmetin karşılığı olarak, işveren veya üçüncü kişiler tarafından işçiye sağlanan ve para veya parasal değeri bulunan menfaatler şeklinde tanımlanmaktadır. Çalışmamızın ilk bölümünde, ücret kavramı genel olarak tanımlandıktan sonra ulusal ve uluslararası düzenlemelerdeki ücrete ilişkin hükümler ele alınacaktır. Ardından ücret kavramının farklı türleri açıklanacak ve işçilik alacaklarının hesabında esas alınan ücret türlerine yer verilecektir. Tarafların kararlaştırılabilecekleri ücret ödeme şekilleri incelendikten sonra ücretin belirlenmesi konusu ele alınacaktır. Çalışmamızda ayrıca tarafların ücret miktarını belirleme serbestisinin sınırını oluşturan asgari ücret kavramına da yer verilecektir. Vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanları için öngörülen asgari ücret düzenlemesi de bu bölümde incelenecektir. İş hukuku uygulamasında çalıştığını ve ücrete hak kazandığını ispat yükü işçiye, ücretin ödendiğini ispat yükü ise işverene aittir. Bu bağlamda çalışma süreleri, çalışma sürelerinden sayılan haller, çalışma sürelerinin aşılması ve ücretin miktarı ile ödendiğinin ispatına ilişkin hususlar çalışmamızda kapsamlı bir şekilde ele alınacaktır. Birinci bölümde son olarak, ücret zammı konusu açıklanacak ve işveren tarafından işçinin ücretine uzun süre zam yapılmamasının iş sözleşmesinin feshi için haklı neden oluşturup oluşturmadığı tartışılacaktır. İkinci bölümde; ücret ödeme ediminin muhatapları, ifa yeri, zamanı ve şekli ile çalışılmadan ücrete hak kazanılan haller incelenecektir. Ücret ödeme ediminin asli borçlusu işveren olmakla beraber, kanunda bazı hallerde bazı kişiler de işverenle birlikte sorumlu tutulmuşlardır. Kanunen sorumlu tutulanlar ya da üçüncü kişiler tarafından ücret ödeme borcunun yerine getirilmesi mümkündür. Ücretin, kural olarak, işçiye ödenmesi gerekmekle beraber bazı hallerde işçi dışındaki kişilere ödeme yapılması durumunda da borcun ifa edildiği kabul edilir. Ücret, iş yerinde veya özel olarak açılmış bir banka hesabına ödenmelidir. Ücret ödeme borcu kural olarak, işçi iş görme borcunu yerine getirdikten sonra ifa edilir. Bu kuralın istisnasını avans uygulaması oluşturmaktadır. Ücretin temel unsurlarından biri nakden ödenmesidir. Nakden ödenmesi gereken ücretin Türk parası ile ödenmesi esastır. Çalışmamızda ücretin yabancı para olarak kararlaştırılıp kararlaştırılamayacağı hususu 85 sayılı cumhurbaşkanı kararı kapsamında tartışılacaktır. Benzer şekilde işçinin ücretinin kripto para cinsinden belirlenip belirlenemeyeceği de çalışmada incelenecek bir diğer husustur. Bu bölümde son olarak işçinin, fiili bir çalışma olmaksızın ücrete hak kazandığı hallere ayrıntılı bir şekilde yer verilecektir. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümü, iki ana başlıktan oluşmaktadır. İlk olarak, ücret ödeme borcunun ifa edilmemesinin sonuçları ve işçinin sahip olduğu haklar ele alınacaktır. Bu bağlamda işverenin ücret ödeme borcunda temerrüde düşmesi, işçinin zilyetliğinde bulunan mallar üzerindeki hapis hakkı, işçinin ücreti ödeninceye dek çalışmaktan kaçınması ve çalışmadığı süre boyunca ücrete hak kazanması ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkanına sahip olması halleri incelenecektir. İkinci ana başlıkta ise, işçinin emeğinin karşılığı ve tek geçim kaynağı olan ücretin korunmasına yönelik düzenlemelere yer verilecektir. Bu başlık altında ayrıca ücretin kişisel veri niteliği taşıdığı ve bu kapsamda da korunması gerektiği üzerinde durulacaktır.
