Mo Yan'ın yaşam ve ölüm yorgunu romanında Çin hikâye anlatıcılığı geleneği

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Ankara Üniversitesi

Abstract

Her kültürün uzun bir geçmişe sahip sözlü anlatım geleneği vardır. Bu gelenekler sonraki dönemlerin yazılı edebiyatına sızarak yeni bir toprağın üzerinde türlü biçimlerde çiçek açmıştır. "Mo Yan'ın Yaşam ve Ölüm Yorgunu Romanında Çin Hikâye Anlatıcılığı Geleneği" başlıklı bu çalışmada 2012 yılında Nobel ödülünü kazandığında Hikâye Anlatıcısı başlıklı bir konuşma yapan ve kendini bir yazardan çok bir hikâye anlatıcısı olarak gören Mo Yan'ın eserleri Çin sözlü kültürü ve edebiyatında önemli bir figür olan hikâye anlatıcısı ve hikâye anlatıcılığı geleneği üzerinden incelenmiş, yazarın bu sözlü gelenekten nasıl etkilendiği ve onu eserlerinde nasıl işlediğini ortaya konmaya çalışılmıştır. Mo Yan, Çin uygarlığının mitolojiyle başlayan, öznel hayal gücüne dayanan ve klasik edebiyat dışında bırakılıp halk arasında aktarılan anlatı geleneğini devralır. Bu gelenek Altı Hanedan dönemi zhiguai hikâyelerini, Tang dönemi chuanqi hikâyelerini, Song dönemi huaben hikâyelerini, Yuan dönemi tiyatrolarını, Ming-Qing döneminde konuşma diliyle yazılan fantastik romanları, halk tiyatrosunu ve hikâye anlatıcılığı sanatını kapsar. Çalışmada sözlü kültür ve sözlü edebiyatın türleri tanımlanmış, Çin ve dünya edebiyatından örnekler verilmiş, Mo Yan'ın hikâye anlatıcılığının serüveni yazarın edebiyat dünyasına yeni adım attığı dönemdeki temkinli taklit çabalarından, bilinçli bir başkaldırıyla giriştiği anlatı arayışına, bir anlatıcı olarak aydınlanma, uyanış ve ilham süreçleriyle kendi hikâyelerini anlatma yolunu bulmasına ve sonunda özgürce anlatma bilincine ulaşarak özgün bir anlatı estetiği kurmasına kadar uzanan bir gelişim çizgisinde değerlendirilmiştir.

Description

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By