Türkiye Bibliyografyasının Başlangıcından Bugüne
Kataloglama ve Sınıflama Açısından Değerlendirilmesi
Yrd.Doç.Dr. Doğan Atılgan
Üretilmiş bilgiye erişimin en önemli yolu o bilginin
nerede, ne zaman ve kim tarafından üretildiğinin bilinmesi ile mümkündür. Bu da
ancak üretilmiş bilginin kayıt altına alınması ile mümkündür. Bilginin
kaydedilmesi ve ilgilenenlere duyurulması sürecinde yapılan işlemlere
bibliyografik denetleme diyoruz (Sefercioğlu:1995:42). Bibliyografik denetleme
ulusal yada uluslararası düzeyde çeşitli araçlarla yapılabilir. Ulusal
düzeyde bibliyografik denetim
araçlarının en başında da hiç şüphesiz ulusal bibliyografyalar gelmektedir.
Ulusal bibliyografyamız olan Türkiye
Bibliyografyası, Ülkemizde yayınlanan
tüm yayınları kapsaması gereğinden hareketle ulusal bibliyografik denetimi
sağlayan tek ve Milli Kütüphane tarafından yayınlanıyor olması özelliği ile de
en güvenilir kaynak olma durumundadır.
Türkiye Bibliyografyasını ele almadan önce konumuza temel oluşturma açısından önemli
saydığımız IFLA UBC ofisi tarafından
ulusal bibliyografya için yapılan tanımı
vermek istiyorum:
"Ulusal
yayının güvenilir, ve kapsamlı kayıtlarının düzenli olarak ve en az gecikme ile
(basılı ve\veya katalog kartları ya
da makinaca okunabilir ortamlarda) toplu
olarak çıktığı yayınlardır" (IFLA International... 1979: 27)
.
Tanımdan da anlaşılacağı gibi ulusal bibliyografyaların
çeşitli özellikler taşıması gerekmektedir. Bunların da en başında: ülke
yayınlarını tam olarak yansıtması, belirli aralıklarla yayınlanması, güvenilir,
kapsamlı ve güncel olması sayılabilir.
Türkiye
Bibliyografyası tanımda sözü edilen özellikler açısından ele alınırken Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu'nun kabul edildiği yıl esas
alınmıştır. Bu tarihten önce yayınlanan ve Türkiye Bibliyografyasının temeli
olarak kabul edilen kimi yayınlara yer verilmeyecektir.
Türkiye Bibliyografyasının yasal temelini oluşturan
Derleme Yasasının birinci maddesi, Türkiye'de basılan her türlü yazı ve
resimlerden 5 nüshasının Maarif Vekaletine verilmesini zorunlu kılıyor. Aynı
yasanın bundan sonraki maddelerinde de ne tür yayınların derleneceği konusunda
açıklamalar bulunmaktadır. Bu maddelerin gereklerinin yerine getirilmesi
sonucunda da ülke genelinde bibliyografik denetimin sağlanmasında önemli bir
adımlar atılmış oluyordu. Bundan sonraki aşamada derlenen bu yayınların belirli
kurallara göre bibliyografik kayıtlarının oluşturulması ve yayınlanması
gelmektedir. Derlenen bu yayınların teslim alınması, kataloglaması ve konu
ayırımı için bir sınıflama sisteminin kullanılması, düzenlenmesi ve
yayınlanması aynı yasanın 13. maddesi uyarınca yapılmaktadır.
Ancak yasanın yayınlanışından bu yana uzun bir zaman
geçmesine karşın köklü değişiklikler yapılmadığından, derleme işinin tam olarak
yapılmasında aksaklıklar olmaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da, yasa gereği
yayınlanan ve Türkçe basılı materyale tek erişim aracı olan Türkiye
Bibliyografyası da olumsuz yönde etkilenmektedir. Derlenemeyen eserler
bibliyografyada yer alamadığından bibliyografyanın içerdiği kaynaklar açısından
eksik kalmasına neden olmaktadır (Çapar :1991: 208) .
Mevcut yasa uyarınca yayınlanan Türkiye Bibliyografyası
ele alındığında, 1934 yılından bu yana biçim, düzen ve içerik yönünden çeşitli
dönemlerde farklılıklar gözlenmektedir.
Türkiye
Bibliyografyasının ilk sayısı, o zamanki adı ile Türkiye Cumhuriyeti Kültür
Bakanlığı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğü tarafından 1935 yılında
yayınlandı. Yılda iki kez yayınlanan Bibliyografya altı aylık dönemler
halinde 1939 yılı sonuna kadar devam
etti. Bu süreç içinde Aşar-ı Tasnif Cetveli esasına göre sınıflanan eserler her
konuya ait başlık altında alfabetik olarak sıralanmıştır. Bibliyografik
kimliklerin verilişinde: yazar soyadı adı, eser adı, yayın yeri, yayınlayan,
yayın tarihi boyut, sayfa sayısı ve fiyatı sırası izlenmiştir. Bu dönemde
kullanılan kataloglama kuralları konusunda bir açıklama bulunmamakla birlikte
Fehmi Ethem Karatay'ın `Alfabetik
Katalog Kaideleri' nin uygulandığı düşünülmektedir. Bu dönemin bibliyografyalarında
yazar sayısı birden çok ise bu adların tümü başlıkta sıralanmıştır.
Bibliyografyanın sonunda müellif ve eser
adı dizini yer almıştır. Dizinlerle birlikte Türkiyede yayınlanmış yabancı
dildeki eserler de yayunlandıkları dillere göre, sınıflama numaraları altında
alfabetik olarak sıralanmıştır.
Türkiye Bibliyografyası düzenli olarak yayınlanmasını
sürdürürken 1939 yılında önemli bir gelişme oldu. Türkiye Bibliyografyasının
1928-1938 yılı yayınlarını kapsayan toplu cildler yayınlandı. 1928 den 1938'e
kadar yayınlanan eserleri, geçmiş yıllarda yayınlanan bibliyografyalardan
yararlanılarak, bunlardaki eksiklikleri de mümkün olduğunca tamamlayarak 2
ciltde birleştiren bu yayın Türkiye
Bibliyografyası 1928-1938 adını taşımaktadır.(Türkiye... 1939)
1939-1943 yılları arasında Türkiye Bibliyografyası, yılda
4 kez yayınlanmıştır. Bibliyografyada görülen bir başka değişiklik de
sayfaların iki sütun olarak düzenlenmiş olmasıdır. Bununla birlikte
Bibliyografyaların içinde dergiler, yıllıklar, almanaklar, takvimler, genel
konular altında sıralanmıştır. Takvimlerden sadece ansiklopedik bılgı veren cep
takvimleri dikkate alınmıştır. Bu bibliyografyalarda sınıflama numaraları
ayrıntılı olarak kullanılmıştır.
1944 yılında, bibliyografya ayda bir yayınlanmaya
başlamıştır. Buna gerekçe olarak da önsözde, neşriyatın giderek artması
(Önsöz... 1944: 4)
gösterilmiştir. 1945 yılının
I. fasikülünden itibaren de listelenen eserlerin konu ayırımında "Evrensel
Onlu Sınıflama Sistemi"nin kabul edildiği ve tasnifin iki rakamla
ayrıntılandırıldığı açıklanmaktadır (Önsöz...1945: 5)
. Daha önceleri sadece yıl
sonunda verilen yazar ve eser adları dizini her sayının sonunda o sayıda geçen
isimlerin listesi halinde verilmeye başlanmıştır. Broşürler de daha önceki
yıllarda sadece bibliyografyanın sonunda isim olarak listelenirken 1948
yılından itibaren ait oldukları konu numaraları altında yer verilmiştir.
Derleme Müdürlüğü, Türkiye Bibliyografya'sını aylık
olarak yayınlamayı 1948 yılı sonuna kadar sürdürebilmiştir. Yayınlardaki azalma
gerekçesiyle onu 1949 yılından itibaren yeniden üçer aylık olarak yayınlanmaya
başlamıştır. Yine bu yıldan itibaren kataloglama kurallarında Millî
Kütüphane'nin kullandığı kataloglama kuralları temel alınmıştır. Bibliyografik
kimliklerde yer alan bilgiler de daha öncekilerden farklı olarak şu şekilde sıralanmıştır: Yazar soyadı ve
adı, eser adı, cilt ve basım bilgisi, çeviren, basım yeri ve yılı, yayıncı
(yoksa basımevi), sayfa sayısı, boyut bilgisi, fiyatı ve dizi numarası. Yazar
sayısı üçe kadar olan eserlerde birinci yazar soyad,ad diğerleri normal
söyleniş sırasında peşpeşe yazılmışlardır. Yazar sayısı üçden çok ise eser
anonim sayılmış ve temel giriş eser adından yapılmıştır. Kimliklerde gözlenen
bir başka değişiklik te boyut bilgisinde gözlenmiştir. Daha önceleri santimetre
olarak verilen boyut bilgileri milletlerarası işaretlerle verilmeye
başlanmıştır. Sınıflamada ise Evrensel Onlu Sınıflama Sisteminin 2 sayılı
çizelgesi ile yetinilmiştir (Türkiye... 1949: 4 ; Özerdim :1974: 176). Bu da 130
konu başlığını içermektedir. Bibliyografyalarda iki sütun olarak verilmeye
başlanan kimlikler de yeniden satır esasına dönüştürülmüş ve yerden tasarruf
sağlamak amacı ile de yazar adından hemen sonra eser adının yazılmasına
geçilmiştir.
1952 yılından sonra meydana gelen gelişmeler
(Bibliyografya Enstitüsünün fiilen çalışmaya başlaması, Türkiye Makaleler
Bibliyografyasının Yayınlanmaya başlaması gibi) Bibliyografya kavramı ile
ulusal bibliyografyanın kapsam ve niteliğinde değişikliklere neden olmuştur. Türkiye
Bibliyografyasının yalnız ülke yayınlarını değil, Türkiye hakkında yurt dışında
yayınlanmış eserleri de içermesi öngörülmüştür. Derleme Yasasını daha
genişletip etkinleştirerek bibliyografyanın içeriğinin genişletilmesi ve basılı
yayınlar yanında, film fotoğraf, bant, plak vb. materyal de yansıtması
konusunda tartışmaların başlaması bu döneme rastlar (Soysal :1983: 14)
.
1953 yılı fasiküllerinin önsözünde bibliyografyanın
haftalık, hiç olmazsa aylık çıkarılacağı müjdesi verilmiş olmasına karşın bu
yılın sonuna kadar üçer aylık yayınlanmaya devam etmiştir. Ancak ilk iki sayısı
Derleme Müdürlüğü tarafından hazırlanarak yayınlanan 1953 yılı bibliyografyası
ile getirilen yeniliklerin başında, Konu başlıklarında Evrensel Onlu Sınıflama
Sistemi numaralarının en az üç basamaklı rakama çıkarılması gelmektedir. Ayrıca
bibliyografik kayıtlarda da kimi değişiklikler yapılmış ve her kayıda derleme
numarası eklenmiştir. Dizinler eskiden olduğu gibi sayfa sayılarına göre değil,
derleme numaralarından erişecek şekilde düzenlenmiştir. Bu yıldan başlayarak
afiş vb. materyaller bibliyografya kapsamına alınmış, film ve plakların
derlenmesi gereği de yine anılan önsözde yer almıştır (Acaroğlu :1953: 1). Bu
yılın 3-4. sayısı da Millî Kütüphane tarafından hazırlanmış ve Derleme
Müdürlüğü adına yayınlanmıştır.
Basma Yazı ve Resimleri Derleme Müdürlüğünün bu dönemde
yaptığı son çalışma 1939-1948 dönemini kapsayan ikinci on yıllık toplu
ciltlerdir. Ikisi metin, biri dizin olmak üzere üç ciltten oluşan bu yayın
1957-1964 yılları arasında yayınlanmıştır (Türkiye...:1957:64).
1954
yılına ait, geçiş döneminin bir ürünü olarak nitelendirilmekte olan
bibliyografya "Millî Kütüphane
Yayınları" adını taşımaktadır. (Türkiye...1960) Ancak 1960 yılında
yayınlanabilen bu cilt kendisine özgü kimi özellikler taşımaktadır. Sadece bu
cilde özgü olarak sınıflama Dewey Onlu Sınıflama Sistemi'ne göre yapılmıştır.
Bibliyografik kayıtların sol üst başına sıra sayıları eklenmiş, sağ üst başında
da Millî Kütüphane yer numarası verilmiştir.
1955 yılında çıkarılan 6568 sayılı yasa ile 1952 yılından
beri çalışmalarını sürdüran Millî Kütüphane Bibliyografya Enstitüsü resmen
kurulmuştur. Türkiye Bibliyografyasının yayın sorumluluğu da bu enstitüye
verilmiştir. Yayın Sorumluluğunu Bibliyografya Enstitüsü üstlendikten sonra da
bibliyografyanın içerik ve düzeninde kimi değişiklikler olmuştur.
Bu dönemden başlayarak fasiküllere ay adları yazılmaya
başlanmış, sonuncusu dizinleri kapsamak üzere yılda 5 fasikül yayınlanmıştır.
1958 yılına kadar Evrensel Onlu Sınıflama Sistemi uygulanmaya devam edilmiş, bu
tarihten sonra da Dewey Onlu Sınıflama Sistemi (DOS) uygulanmıştır.
Bibliyografik kimliklerde de Milli
Kütüphanenin kullandığı kurallar uygulanmaya başlanmıştır.
Bu yeniliklerden sonra kimi kütüphane materyallerinin
sınıflamasında da değişiklikler yapılmış; süreli yayınların, genel konulu
olanları genel eserler arasında, belirli konudaki süreliler ise o konunun
sonunda `süreli yayınlar' başlığı altında verilmiştir. çocuk kitapları genel
eserler arasında, ders kitapları eğitim, notalar müzik ve haritalar da coğrafya
başlıkları altında yer almıştır. Afiş, ilan vb. materyaller, her yılın sonunda
ek bir fasikül halinde verilmektedir.
Türkiye Bibliyografyasına 1971 yılının birinci
fasikülünden başlayarak pullar `Ticaret' konusu altında (Önsöz :1971: 1),
Paralar ise 1972 yılının birinci fasikülünden başlanarak Ekonomi başlığı
altında eklenmiştir. (Önsöz : 1972: 1)
1977 yılından itibaren de takvimler `Astronomi' konusu içinde,
`Takvimler' başlığı altında toplanmıştır. (Önsöz :1977: 1) Her fasikülün
sonunda, yazarların ve eserde emeği geçen diğer kişilerle, kitap adları ve
süreli yayınların alfabetik bir dizini bulunmaktadır.
1955 yılında kanunla kurulan Bibliyografya Enstitüsü 1979
yılında yapılan bir düzenleme ile görevini Milli Kütüphane bünyesinde kurulan
Türkiye Bibliyografyası ve Türkiye Makaleler Bibliyografyası şube
müdürlüklerine bırakmıştır. 1979 yılı sonuna kadar üç aylık olarak yayınlanmaya
devam eden Türkiye Bibliyografyası 1980 yılında yine üç aylık dönem olmasına
karşın iki toplu cilt olarak yayınlanmıştır.
1981 yılına gelindiğinde Türkiye Bibliyografyasının
yayınlanış düzeninde önemli bir gelişme olmuştur. 1950'li yıllardan beri özlenen çıkış süresinin kısaltılması bu yılda
gerçekleşmiş ve Bibliyografya aylık olarak yayınlanmaya başlanmıştır. Sayfa
düzeni de yeni baştan bir sayfada iki sütun olarak yayınlanmaya başlamıştır.
1985 yılına kadar bu şekilde yayınlanmaya devam eden
Türkiye Bibliyografyasında köklü ve bizce en önemli değişiklik bu yılda
gerçekleşmiştir. Bu yıla kadar Basma
Eserler Alfabetik Katalog Kaideleri'nin
kullanıldığı Bibliyografyada bundan sonra dünya ülkelerinin bir çoğunda
kullanılan ve Kataloglamada standartlaşmayı sağlaması yanında uluslararsı bilgi
değişiminde de önemli bir yer tutan Anglo-Amerikan Kataloglama Kurallarının
ikinci edisyonu kullanılmaya başlanmıştır (Önsöz : 1985: 1). Kataloglamada
Anglo-Amerikan Kataloglama Kurallarının kullanılması otomasyon çalışmalarını
sürdüren Millî Kütüphane için olumlu bir gelişmedir.
1989 yılında Türkiye Bibliyografyasının düzeninde
kullanım ve erişimi kolaylaştırmak için bir takım değişiklikler daha
yapılmıştır. Iki veya daha fazla konu numarasında yer alan kayıtlar
erişilebilirliği kolaylaştırmak amacıyla ilgili bölümlerde tekrarlanmıştır.
Yinelenen kayıtlarda sıra numarası ayrıca belirtilmemiştir. Ancak kayıt
sonundaki konu numarasına, ilgili bölüme göre öncelik verilmiştir. Yine bu
yılda dizinlerde yapılan değişiklik de,
bibliyografyadaki künyelere erişimi kolaylaştırma amacını taşımaktadır (Önsöz :
1989: 1). Daha önceleri sadece yazar ve kitap adı ile süreli yayın adına göre
verilen dizinlere, ek olarak kurum adları da eklenmiştir. Ayrıca her yılın
sonunda, o yıl yayınlanan tüm fasiküllerin
dizinlerini aynı alfabetik sıra içine alan toplu dizinlerle birlikte ISBN
numaralarına göre sıralı yıllık dizin de yayınlanmaktadır. Bu yıla ait
bibliyografyalarda gözlenen bir başka gelişmede yıllardır tartışılan matbaa
konusu ile ilgilidir. Milli Kütüphanenin otomasyon çalışlamalarının hızla
gelişmesi ve teknolojik olanaklara sahip bir matbaaya kavuşması sonucu 1989
yılına ait bibliyografyalardan başlanarak dizgi ve baskı işlemlerinin tümü
Milli Kütüphane bünyesinde
yapılmaktadır.
1992 yılına gelindiğinde Türkiye Bibliyografyasında
kullanılan sınıflama numaralarının DOS Sisteminin 20. edisyonuna göre
yapıldığını görüyoruz. Milli Kütüphanenin ilgili bölümlerince hazırlanan
katalog kayıtlarının Bibliyografya Hazırlama Şube Müdürlüğünün sorumluluğunda
yayınlanan Türkiye Bibliyografyasında 1993 yılında erişim kolaylığı sağlamak
açısından içerik ve düzen olarak kimi değişiklikler yapılmıştır. 1993 yılı 1. fasikülünden itibaren
bibliyografik kimliklerin başında verilen sıra numaraları kaldırılmış ve
dizinlerden erişim konu numaralarından yapılmaya başlamıştır. Bibliyografik
kayıtlar ait oldukları konular altında türlerine göre çeşitli başlıklar altında
verilmeye başlanmıştır. Görsel-işitsel materyaller daha önceleri sadece
bibliyografyanın sonunda listelenirken bu yıldan itibaren ait oldukları konular
altında verilmiştir. 1993 yılı sayılarında yapılan bir başka değişiklik de
dizinlerde gözlenmektedir. Yazar ve eser adları dizinine ek olarak ISBN ve ISSN
numaralarından oluşturulan dizin her sayıda yer almaya başlamıştır.(Önsöz :
1993: 1)
Türkiye Bibliyografyasındaki bütün bu yenilikler ve
değişikliklere karşın halledilmesi gereken kimi sorunları daha vardır. Bunlar,
ulusal bibliyografyamızın dayanağı olan derleme yasasındaki boşluklardan
kaynaklanmaktadır. Soysal bu sorunun
ancak başka bir yasa ile çözümleneceğini savunarak şunları söyler: "Derlenecek materyalin tür ve sayısı,
derleme örgütünün etkinliği ve yasanın yaptırım gücünün artırılması yine başka
bir yasa ile sağlanabilir"(Soysal 1983: 16)
Derleme yasasındaki bu aksaklıklar, yasaya dayanarak
yayınlanan ulusal bibliyografyamızı da etkilemektedir. ülke genelinde
yayınlanan tüm yayınlar, bibliyografyada yer alamamakta, böylelikle ulusal
bibliyografik denetim ve bilgi erişim de eksik kalmaktadır. Milli Kütüphane
derleme yasası gereği elde ettiği tüm
yayınların bibliyografik kayıtlarını hem basılı hem de manyetik ortamda
gerçekleştirmektedir. Böylelikle bu yayınların ulusal bibliyografik denetimleri
de sağlanmış olmaktadır. Manyetik ortamda gerçekleştirilen bibliyografik
kayıtlar henüz henüz bilgisayar ağları ile bağlantı kurulup ulusal ve
uluslararası diğer bilgi merkezlerine aktarılamamaktadır. Bundan doğacak açık
Türkiye Bibliyografyasının güncel olarak yayınlanıp bu bilgi merkezlerine
ulaştırılması ile kapatılabilir.
Başlangıcından bugüne görülen sürekli yenilik ve
değişikliklere artık son verilerek 50 yıllık mazisi olan bibliyografyanın bir
temele oturtulması zamanı gelmiş ve geçmektedir. Artık sık sık
değişikliliklerin yapılmadığı ulusal bibliyografik denetimin tam olarak sağlandığı
ve güncel olarak yayınlanan bir bibliyografya ile hem bu yayınlara kolay erişim
gerçekleşebilecek, hem de merkezi bir katalog görevi yerine getirilmiş
olacaktır. Kataloglama ve sınıflamanın maliyetinin ne kadar yüksek olduğu
düşünülürse bunun sağlayacağı yararları tartışmak herhalde gereksizdir.
Bibliyografik denetleme konusunu Türk dünyasının diğer
ülkeleri açısından ele aldığımızda da durumun pek farklı olduğunu düşünmüyoruz.
Diğer Türk Cumhuriyetleri arasında da bibliyografik denetimi sağlamanın ilk
adımı, Türkiye gibi pek çok ülkenin yaygınlıkla uyguladğı Anglo-Amerikan
Kataloglama Kurallarının kendi ülkelerinde uygulamaya başlamalarıdır
(Sefercioğlu:1995:47). Böylelikle her Türk cumhuriyetinde oluşturulan
bibliyografik kayıtlar ister basılı ister manyetik ortamda olsun kolaylıkla
birbirlerine ulaştırılabilecektir. Aynı alfabe kullanma yolunda çalışmaların
yürütüldüğü Türk Cumhuriyetlerine Türkiye Bibliyografyasının zamanında ulaştırılması ile bu ülkelerde kataloglamada
tek biçimliliğin sağlanması ve ve kuralların uygulanmasında onlara öncülük etme
görevini de yerine getirebilecektir.
Kaynaklar:
Acaroğlu, Türker.
"Önsöz". Türkiye Bibliyografyası. 1953/I
Çapar, Bengü. "Bilgi
Çağında Türkiyenin Bilgi Erişim Sorunları". Kütüphane- Enformasyon-Arşiv Alanında Yeni
Teknolojiler ve TÜRKMARC Sempozyumu
Bildiri Metinleri. Istanbul : TKD Istanbul Şubesi, 1991. 204- 214ss.
IFLA International for UBC. Guidlines
for the National Bibliographic Agency and National
Bibliography.. Paris: Unesco: 1979.
"Önsöz". Türkiye
Bibliyografyası 1944/I
"Önsöz". Türkiye
Bibliyografyası 1945/III
"Önsöz". Türkiye
Bibliyografyası . 1971/I
"Önsöz". Türkiye
Bibliyografyası. 1972/I
"Önsöz". Türkiye
Bibliyografyası 1977/I
"Önsöz". Türkiye
Bibliyografyası 1985/I
"Önsöz". Türkiye
Bibliyografyası 1989/I
"Önsöz". Türkiye
Bibliyografyası 1993/I
Özerdim,Sami N. "Türkiye
Bibliyğgrafyası: Başlangıcından Bugüne Gelişimi". A.Ü. BYYO Yıllık 1973. Ankara : BYYO,
1974.
Sefercioğlu, Necmeddin.
"Türk Dünyasında Bibliyografik Denetim". Türk Kütüphaneciliği. 9,1 (1995).
42-48ss.
Soysal, Özer. Türkiye'de
Çağdaş Dokümanter Hizmetlerin Gelişimi. Ankara : DTCF, 1983.
Türkiye Bibliyografyası
1928-1938. Ankara : Milli Eğitim Bakanlığı, 1939.
Türkiye Bibliyografyası 1949/I.
Türkiye Bibliyografyası 1938-1948.
Ankara : Maarif Vekaleti, 1957.
Türkiye Bibliyografyası 1954. Ankara :
Milli Kütüphane, 1960.