Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Matematik Öğrenme Güçlüğü ile İlgili Yapılan Çalışmaların Doküman Analizi ile İncelenmesi *
      (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Karaağaç, Hülya; Ay, Zeynep Sonay
      Bu araştırmada, 2002-2022 seneleri arasında ülkemizde matematik öğrenme güçlüğü üzerine gerçekleştirilen çalışmalar incelenmiştir. Çalışmada doküman incelemesi kullanılmıştır. Belirlenen amaç doğrultusunda Yükseköğretim Kurulu Tez Merkezi, TR Dizin, ERIC ve EBSCO veri tabanlarında alan taraması yapılmış; incelemeye alınan veri setini yüksek lisans tezleri (n = 17), doktora tezleri (n = 10) ve makaleler (n = 22) oluşturmuştur. Elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi teknikleriyle çözümlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, matematik öğrenme güçlüğüyle ilgili çalışmaların özellikle 2014 yılından itibaren artış gösterdiği ve en yoğun yayın yılının 2019 olduğu saptanmıştır. Makale sayısının tezlere oranla daha fazla olduğu, yöntem bakımından ise hem nitel hem de nicel araştırma desenlerinin sıklıkla tercih edildiği belirlenmiştir. Çalışmalarda en çok kullanılan veri toplama aracı görüşme, katılımcı grubunun ise genellikle ilkokul düzeyinde, 5-10 yaş aralığındaki öğrenciler olduğu dikkat çekmektedir. Veri setinde yer alan çalışmalar, bulgular, sonuçlar ve öneriler sistematik bir şekilde sınıflandırılmıştır. Çalışmaların veri analizinde çoğunlukla içerik analizi kullanıldığı görülmüştür. Bulgular incelendiğinde, öğretmenlerin diskalkuli konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları yönündeki sonuçların öne çıktığı görülmektedir. Araştırmalarda, öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitim programlarının geliştirilmesi sıkça önerilmiştir. Ayrıca, matematik öğrenme güçlüğü kavramının açıklanmasında sıklıkla Kosc, APA, WHO, DSM-V, Butterworth, Büttner ve Hasselhorn ile Shalev’in kuramsal çerçevelerinden yararlanıldığı belirlenmiştir. Genel olarak, bu alandaki çalışmaların büyük ölçüde öğretimsel uygulamalar ve öğrencilerin bireysel özellikleri üzerine yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Bulgulara göre tutarlı bir örüntü gözlemlenmemiştir. Bu sonuç, ülkemizdeki yüksek lisans programlarının doktora programlarına göre farklı sayıda olmasıyla açıklanabilir. Aradan on bir yıl geçmesine rağmen, zorlukların aynı kaldığı ve önerilerin değişmediği ifade edilmektedir; ancak son çalışmalar, bu sorunları çözmek için hiçbir adım atılmadığını göstermektedir.
    • Item type:Item,
      Endonezya'da Kapsayıcı Eğitim Disleksi ve Disgrafi Öğrencileri İçin Eşitliği Ne Ölçüde Sağlıyor?
      (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Qomariyah, U’um; Neina, Qurrota Ayu; Baehaqie, Imam; Sumartini
      The implementation of inclusive education poses several challenges. Some of them involve a need for teacher resources and training, community, cultural, social, and cultural readiness, as well as other policies. Therefore, the active participation and empowerment of students with dyslexia and dysgraphia in inclusive schools in Indonesia is essential to build a fair educational environment. Substantially, this article will discuss the concept of educational inclusivity as a form of equal access for students with dyslexia and dysgraphia in Indonesia. This study used a Systematic Literature Review (SLR). We used the Scopus and ScienceDirect databases. The study was carried out in compliance with PRISMA criteria. As for formulating clear and focused research results, we use the PICO criteria. The online systematic review program Rayyan AI was updated to include the final search results from every database. The literature review of the 81 final articles provides topics and opinions to determine barriers. It necessitates (or areas) for teaching differentiation but also the types of debris for dyslexic students with dysgraphia needs, as well as illustrating differentiated behavior such as receptiveness, demonstrated to illustrate taking part, valuations among these pieces, and guidance annelids gas measures involving dyslexic & lexist symbatography, including Dyscalculia levels. Among the key enunciative outcomes is the imperative to implement pedagogical support mechanisms that effectively identify and address the specific difficulties and needs of students undergoing diagnostic crises associated with dyslexia and dysgraphia. Moreover, reducing student dependency through an inclusive and supportive school climate and technology can help mitigate diverse disabilities and help them reach their highest possible ability level.
    • Item type:Item,
      Sınıf Yönetiminde Teknoloji Kullanımı: Tek-denekli Deneysel Araştırmaların Sistematik Derlemesi
      (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Gülboy, Hicran Denizli; Güner, Nevin; Gülboy, Emrah
      Öğretmenler ve araştırmacılar, öğrenci başarısını artırmak ve olumlu bir sınıf iklimi oluşturmak için sınıflarında teknoloji kullanımını giderek daha fazla benimsemektedir. Bu çalışmanın amacı, genel eğitim ve özel eğitim sınıflarında öğretmenler tarafından sınıf yönetimini sağlamak amacıyla kullanılan teknoloji temelli uygulamaların kullanıldığı tek-denekli deneysel araştırmaları betimleyici özellikleri ve yöntemsel kaliteleri açısından incelemektir. Çalışma bir sistematik derleme araştırmasıdır. Mevcut çalışmanın dahil edilme kriterlerini karşılayan 20 araştırma betimsel olarak analiz edilmiş ve What Works Clearinghouse (2020) kalite standartları kullanılarak yöntemsel açıdan değerlendirilmiştir. Betimsel bulgular, özel gereksinimi olan ve tipik gelişim gösteren öğrencilerin yer aldığı sınıflarda sınıf yönetiminin sağlanmasında teknoloji temelli uygulamaların etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Yöntemsel kaliteye ilişkin bulgular ise araştırmaların çoğunun (n = 16) kalite standartları açısından istenen düzeyde olduğunu göstermektedir. Bulgular doğrultusunda ileri araştırma ve uygulamalara yönelik çıkarımlar tartışılmıştır
    • Item type:Item,
      Konuşma Sesi Bozukluğu olan Çocuklarda Fonolojik Döngü ve Alıcı Dil İlişkisinin İncelenmesi*
      (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) İşgören, Şefika Ahsen; Cankuvvet, Nurdan
      Konuşma Sesi Bozukluğu (KSB), çocukların fonolojik ve bilişsel süreçlerini olumsuz etkileyerek akademik gelişimleri için risk oluşturmaktadır. Bu bağlamda, etkili müdahale için risk faktörlerinin belirlenmesi önemlidir. Bu araştırmada, KSB’li çocuklarda fonolojik döngü ile alıcı dil ve sözel olmayan zekâ arasındaki ilişki; KSB şiddeti ve yaş değişkenlerine göre incelenmiştir. Nicel yöntemle yürütülen araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. 4-6 yaş aralığında 62 KSB'li çocuğa, Sesletim Sesbilgisi Testi (SST), Türkçe Erken Dil Gelişimi Testi (TEDİL), Türkçe Anlamsız Sözcük Tekrarı Testi (TAST) ve Raven Renkli Progresif Matrisler Testi (RRPMT) uygulanarak veri toplanmıştır. KSB şiddeti ve yaş değişkenlerinin TAST puanını nasıl etkilediği Kruskal-Wallis H Testi; TEDİL ve TAST puanları arasındaki ilişki Spearman Korelasyon, TAST ve RRPMT arasındaki ilişki ise Pearson Korelasyon analiziyle değerlendirilmiştir. KSB’li çocuklarda Anlamsız Sözcük Tekrarı (AST) ile ölçülen fonolojik döngünün; alıcı dil becerileriyle ilişkili olmadığı, sözel olmayan zekâ ile ilişkili olduğu, KSB şiddetine göre anlamlı farklılık gösterirken yaşa göre farklılık göstermediği bulunmuştur. KSB'li çocukların dil ve fonolojik becerileri arasındaki ilişkiye dair bulgular farklılık göstermektedir. AST performansı ile sözel olmayan zekâ arasında ilişki olduğunu gösteren çalışmalarla uyumlu bulgular elde edilmiştir. Diğer araştırmalarda olduğu gibi, KSB şiddetinin kısa süreli bellek performansını etkilediği, ancak yaşın bu performans üzerinde belirgin bir etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. KSB olan çocukların sözel olmayan bilişsel becerilerinin değerlendirmeye dahil edilmesi gerektiği gösteren sonuçlar, okuma güçlüğü riskine karşı fonolojik döngünün dil ve konuşma terapistleri açısından dikkate alınması gerektiğini işaret etmektedir. KSB şiddeti düzeylerine göre farklılık görülürken yaşa göre görülmemesi, fonolojik becerilerin erken dönemde desteklenip okuryazarlık sorunlarının engellenmesi gerektiğini düşündürtmektedir.
    • Item type:Item,
      Öğrenme Güçlüğü Olan ve Tipik Gelişim Gösteren Öğrencilere, Maddenin Özellikleri Ünitesinin Kazandırılmasında Doğrudan Öğretim Modelinin Etkililiği*
      (Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Metin, Hakan; Altunay, Banu
      Bu araştırmada ilkokul 4. sınıfta kaynaştırmaya devam eden öğrenme güçlüğü (ÖG) olan ve tipik gelişim gösteren öğrencilere (TGGÖ), fen bilimleri dersinde ‘Maddenin Özellikleri’ ünitesinin Doğrudan Öğretim Modeline (DÖM) göre öğretilmesi ve bu modelin öğrencilerin öğrenmeleri üzerine etkisi incelenmiştir. DÖM’e göre geliştirilmiş öğretim materyalinin etkililiğini belirlemek amacı ile bireysel çalışmalarda, tek denekli desenlerden denekler arası çoklu yoklama deseni, grup çalışmalarında ise tek grup ön test-son test deseni kullanılmıştır. Bireysel çalışmalardan elde edilen veriler çizgi grafiği, grup ile yapılan çalışma ise parametrik testlerden ilişkili örneklem t testi (Paired Sample t Test) kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. DÖM’e göre geliştirilmiş öğretim materyalinin uygulanması sonrasında tüm öğrencilerin aldıkları puanlar, ön testten son teste anlamlı fark göstermiştir. Ayrıca uygulama sonrasında ÖG olan öğrenciler konuları öğrenmeleri bakımından grupta yer alan öğrencilere paralel bir gelişim göstermiştir. ÖG olan öğrencilerin gelişimleri izlendiğinde öğrencilerin öğrenmelerinin kalıcı olduğu belirlenmiştir. Sosyal geçerlik amaçları kapsamında elde edilen bulgular incelendiğinde ise; DÖM’e göre geliştirilmiş öğretim materyalinin uygulamasına katılan öğrencilerin ve öğretmenlerin tamamının çalışmaya katılmaktan ve öğretim sürecinden memnun oldukları belirlenmiştir. DÖM’e göre geliştirilmiş öğretim materyalinin bireysel ve grup uygulamaları sonrasında tüm öğrencilerde fen bilimleri maddenin özellikleri ünitesi için gerekli olan amaçları karşıladıkları görülmüştür. Ayrıca öğretim sürecinin devamında yapılan değerlendirmelerde kazanılan bilgilerin öğrencilerde kalıcılık gösterdiği ve bilgileri genelledikleri belirlenmiştir. Uygulama sürecine yönelik olarak ise öğrenci ve öğretmenlerin olumlu görüş bildirmeleri, öğretim materyalinin sosyal açıdan geçerli olduğu izlenimi vermiştir. Benzer çalışmalarda fen bilimleri dersi içerisinde yer alan farklı konulara yönelik öğretim araçları geliştirilerek uygulanabilir.