Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Özbek Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki bitki adlarının karşılaştırmalı incelenmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Ravshankulov, Abdurakhmon
      “Özbek Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki Bitki Adlarının Karşılaştırmalı İncelenmesi” adlı çalışmada bitki adların anlam, kavram ve yapı bakımından karşılaştırılarak incelenmiştir. Bu çalışma, önsöz, giriş, içindekiler, birinci bölüm, ikinci bölüm, üçüncü bölüm, dördüncü bölüm, beşinci bölüm, sonuç ve kaynakçadan oluşmaktadır. Birinci bölümde, tezin teorik kuramsal çerçevesini oluşturan adbiliminin tanımı yapılarak alt dalları ele alınmıştır. Arıca bu bölümde bitki adları, bitki adlarıyla ilgili terimler ve bu alanda yapılan çalışmalar hakkında genel bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, Özbek Türkçesi ve Türkiye Türkçesindeki bitki adları anlam bakımından, yazılışı ve anlamı aynı olan, fonetik farklılık bulunan, yalancı eşdeğerlik oluşturan, farklı adlandırılan ve karşılığı diğer lehçede bulunmayan vb. gibi alt başlıklarda incelenmiştir. Üçüncü bölümde, iki lehçedeki bitki adları kavram bakımından ele alınmıştır. Bu bitkim adları, aile-akraba, eşya, gök, kişi, hayvan, maden, meslek, millet, renk, sayı, organ ve yer adlarıyla; cinsiyet, din-inanç, diş görünüş, koku, tat, zaman ve yetiştiği yeri bildiren kavramlarla kurulan bitki adları gibi alt başlıklarda değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde bitki adları, yapı bakımından basit, türemiş ve birleşik olmak üzeri üç alt başlıkta ele alınmıştır. Birleşik bitki adları ise “isim tamlaması, sıfat tamlaması, isim+sıfat-fiil, isnat grubu, tekrar grubu ve cümle biçiminde olanlar” şeklinde gruplandırılmıştır. Tezin sonunda ek olarak Özbek Türkçesi- Türkiye Türkçesi- Latince, Türkiye Türkçesi- Özbek Türkçesi- Latince ve Latince- Özbek Türkçesi- Türkiye Türkçesi karşılıklarını içeren bitki adlarının tablosu sunulmuştur Çalışmanın sonuç kısmında ise yapılan incelemelerin sonuçları verilmiştir. Bunun yanı sıra, çalışmada kullanılan tüm kaynaklar alfabetik sırayla gösterilmiştir.
    • Item type:Item,
      Repeating trademarks and evergreening in Turkish trademark law: Legal challenges, bad faith, and comparative insights
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Göklü, Evren Fırat
      This thesis provides a comprehensive analysis of repeating trademark applications and evergreening strategies as manifestations of bad faith in trademark law, with a particular focus on the Turkish legal system. The study highlights how these practices exploit gaps in legislative and procedural frameworks to circumvent genuine use requirements, artificially extend trademark protection, and undermine fair competition and consumer confidence. Through a comparative legal analysis involving the EU, U.S., and China, the thesis demonstrates that while the EU and Türkiye suffer from similar deficiencies—primarily the absence of explicit legal safeguards against such abusive filings—the U.S. and China have adopted more effective mechanisms, notably through stricter use requirements and legislative amendments. The research underscores the urgent need for Türkiye to introduce explicit statutory provisions, strengthen administrative practices, and promote judicial consistency to address these systemic vulnerabilities. Ultimately, the thesis aims to contribute to the development of a more robust and equitable trademark protection system that better serves both private and public interests. Bu tez, marka hukukunda kötü niyetin bir tezahürü olarak karşımıza çıkan tekrar eden marka başvuruları ve evergreening stratejilerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir ve özellikle Türk hukuk sistemine odaklanmaktadır. Çalışmada, bu uygulamaların yasal ve usule ilişkin boşluklardan yararlanarak ciddi kullanım şartını aşmak, marka korumasını yapay biçimde uzatmak ve adil rekabet ile tüketici güvenini zedelemek suretiyle sistemi istismar ettiği ortaya konulmaktadır. AB, ABD ve Çin hukuk sistemlerinin karşılaştırmalı incelemesi yoluyla, AB ve Türkiye'nin bu alandaki ortak zaaflarının—özellikle kötü niyetli başvurulara karşı açık yasal güvencelerin eksikliğinin—altı çizilirken; ABD ve Çin'in daha etkili çözümler sunduğu, özellikle sıkı kullanım şartları ve yasal değişiklikler sayesinde bu tür suistimalleri daha iyi engelleyebildiği gösterilmektedir. Araştırma, Türkiye'nin kötü niyetli başvurulara karşı açık yasal hükümler getirmesi, idari uygulamaları güçlendirmesi ve yargısal tutarlılığı sağlaması gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, tez hem özel hem de kamusal menfaatlere daha iyi hizmet edecek daha güçlü ve adil bir marka koruma sisteminin gelişimine katkı sunmayı hedeflemektedir.
    • Item type:Item,
      Mütekaddimun Eş'arî kelâmcıların hadis-sünnet anlayışı
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Engin, Hayrullah
      Bu çalışmada özellikle ilk dönem Eş'arî kelâmcılarının bilgi anlayışları noktasında haber, Hadis ve Sünneti nasıl konumlandırdıkları ve bir yaklaşım tarzı geliştirip geliştirmedikleri incelenecektir. Buna göre çalışmanın ilk bölümünde Eş'arîliğin tarihsel gelişimi ele alınacaktır. Dolayısıyla burada Eş'arî'ye gelene kadar Eş'arîliğin alt yapısını etkileyen tarihi, siyasî ve sosyal yapı ele alındıktan sonra Eş'arî ile başlayan süreç ve akabinde mezhebin yayılması ve gelişmesinde ele alınacaktır. Çalışmanın ikinci kısmında mezhebin bilgi anlayışına değinilecektir. Haber dolayısıyla hadis/sünnete dair meseleler doğal olarak bilgi ile ilişkilendirilmektedir. Bu doğrultuda Eş'ariyye'nin bilgi anlayışına geçilmeden evvel Kelâm disiplininde bilgi konusunun nasıl işlendiği ve buna göre bilginin imkânı, mahiyeti ve kaynaklarının ne olduğu gibi konular üzerinde durulmuş, akabinde Eş'ariyye'nin söz konusu hususlara nasıl eğildiği ve ne tür fikirlere sahip olduğu ele alınmıştır. Burada hedeflenen husus ise Eş'ariyye'nin aynı zamanda hadîs/sünnet anlayışına da zemin hazırladığını düşündüğümüz bilgi problemine nasıl yaklaştığını tespit etmektir. Çalışmanın son bölümü olarak planladığımız üçüncü bölümde ilk dönem Eş'arî kelâmcılarının hadis/sünnet anlayışı ortaya konmaya çalışılmaktadır. Kelâmcılar genel olarak hadis ve sünnete dair hususları bilginin kaynakları kısmında haber başlığı altında ele almaktadırlar. Bu açıdan öncelikle Eş'arîlerin haber konusuna nasıl yaklaştıkları ele alınmış, akabinde mezhebin kurucusu Eş'arî dahil olmak üzere ilk dönem Eş'arî kelâmcılarının haber, hadis ve sünnete dair düşünceleri tahlil edilmiştir. Burada hedeflenen husus, özellikle ilk dönem Eş'arî kelâmcılarının, hadis ve sünneti, eserlerinde nasıl konumlandırdıklarını, bir yaklaşım biçimi geliştirip geliştirmediklerini ve hadis metinlerini nasıl ele aldıklarını ortaya koymaktır.
    • Item type:Item,
      Borçlar hukukunda emredici hükümler ile serbest piyasa düzeni arasındaki ilişki ve iş sözleşmelerine asgari ücret müdahalesi bakımından görünümü
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Çevik, Abdulkerim
      Bu çalışmada hukuk ve ekonomi arasındaki ilişki, hukukun normatif ekonomik analizi yöntemi kullanılmak suretiyle, sözleşme müessesesi bağlamında incelenmiştir. Ancak ekonomik analiz hukuk nezdinde tek başına belirleyici ölçüt olarak kabul edilmemiş, hukukun kendi ilkeleri de dikkate alınarak karma bir yöntem benimsenmiştir. Yöntemin temeli piyasadaki fiyat oluşum mekanizmasına dayanmaktadır ve ele alınan konular bu bağlamda sınırlandırılmıştır. Bu bakış açısına dayanarak, emredici kurallara ihtiyaç ve müdahalenin sınırlarının tespiti amacıyla maddileştirme yaklaşımının sözleşme adaleti ve sözleşme özgürlüğü kavramları açısından ayrı ayrı ele alınması gerekli görülmüştür. Sözleşme özgürlüğünün maddileştirilmesinin zemini olarak piyasa başarısızlıklarına karşı önlem hedefi vurgulanmıştır. Bu yöndeki müdahaleler piyasanın kurulması bakımından zorunlu görülmüştür. Sözleşme adaletine ilişkin olarak ise, sözleşme özgürlüğünün ayakta tutulabilmesi için maddileştirici müdahalelerin istisnai olması gerektiği belirtilmiştir. Bu çerçevede fiyat oluşum mekanizmasına dair istisnai alan olarak ise asgari ücret düzenlemesi incelenmiştir. İşgücü piyasasındaki ücret mekanizmasının yapısı incelenmiş, asgari ücret müdahalesi olmaksızın işçinin kişiliğinin korunabilmesine imkân bulunmaması nedeniyle, bu müdahalenin gerekliliği ortaya konmuştur.
    • Item type:Item,
      Kizzuwatna kökenli çağırma ritüelleri
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Yılmaz, Şeyda Nur
      Tez çalışmasında, Hitit toplumunun dini ritüellerinden biri olan çağırma ritüellerini filolojik ve kültürel açıdan ele almaktadır. Anadolu’da M.Ö. II. binyılda merkezi bir devlet kuran Hititler, dini ritüelleri hem toplumsal düzeni korumak hem de tanrılarla bağlarını güçlendirmek için önemli bir araç olarak kullanmışlardır.Çağırma ritüelleri, sağlık, selamet ve toplumsal huzurun sağlanması amacıyla gerçekleştirilmiş, aynı zamanda bireysel ve toplumsal arınma süreçlerini yansıtmıştır. İncelenen Kizzuwatna kökenli çağırma ve çağırma ritüelleri, Hitit dini dünyasında öfkelenerek kendi tapınağını veya şehrini terk eden bir tanrıyı geri getirmek amacıyla icra edilen, son derece detaylı ve sembolik uygulamalardır. Bu ritüellerin temel amacı, ilahi gücü yeniden şehre çekerek toplumsal düzeni, bereketi ve huzuru yeniden tesis etmektirTörenlerde sadece ana tanrılar olan Teššub, Ḫepat ve Šarruma'ya değil; aynı zamanda tanrıçayı neşelendiren müzisyenler Ninatta ve Kulitta, yemin tanrıçası Išḫara, kaderi yazan Gulš ve MAḪ ile Gece Tanrısı gibi geniş bir ilahi kadroya seslenilir. Tanrıyı ikna etmek için hem fiziksel hem de sembolik unsurlar bir arada kullanılır. Rahip, tanrıyı cezbetmek için yere bizzat bal, yağ ve şarap dökerek somut bir yol oluştururken, dualarda bu yolun gümüş ve altından yapıldığı vurgulanarak tanrının yüceliği onurlandırılır. Bu yolların üzerine tanrıların basması için kureššar adı verilen renkli şallar serilir, yol boyunca kartal tüyleri ve değerli kumaşlar işaretleyici olarak kullanılır. Tanrıları doyurmak için yağlı pastalar, tuni ekmekleri, incir ve üzüm gibi gıdalar sunulurken, arınma sürecini tamamlamak için derin kurban çukurları kazılır. Bu çukurlarda kuşlar ve kuzular kurban edilerek yakılır, böylece hem ilahi öfke dindirilir hem de toplumun üzerindeki tüm günah ve kirlilik bu hayvanlar aracılığıyla toprağın derinliklerine hapsedilerek yaşamın yeniden dirilişi ve kozmik dengenin sağlanması amaçlanır. Boğazkale-Hattuşa ve Ortaköy-Šapinuwa’da Hititçe-Hurrice çift dilli ya da sadece Hurri dilinde yazılmış metinler bir çok ritüel bulunmuştur.Tezimin konusu olan, Kizzuwatna kökenli çağırma ritüellerinde, bir çok uygulamalar görevliler tarafından yapılmıştır.Bu uygulamaların amacı, kaybolan ve ülkeyi terkeden tanrının öfkesini dindirip, toplumun üzerindeki tüm günah ve kirlilikten arındırıp ve bu hayvanları kurban ederler. Devamında toprağın derinliklerine hapsedilerek yaşamın yeniden dirilişi ve kozmik dengenin sağlanması amaçlanır.Tanrıların dünyamıza dönüş yolunu tatlandırmak ve kolaylaştırmak için çeşitli maddeler kullanılır. Kizzuwatna ritüellerinde tanrıyı geri çağırmak için hem fiziksel hem de sembolik unsurlar bir arada kullanılır. Rahip, tanrıyı cezbetmek için yere bizzat bal, yağ ve şarap dökerek lezzetli ve 196 somut bir yol oluştururken, yeryüzüne bu malzemelerle sembolik yollar çizilir ve bu yolun gümüş ve altından yapıldığına dair dualar ve simgeler kullanılır. Aynı zamanda tanrının yüceliğine vurgu yapmak amacıyla bu yolların üzerine tanrıların basması için kureššar adı verilen kırmızı, beyaz veya mavi renkli şallar ile bir tutam yün serilir. Ayrıca kartal tüyleri ve değerli kumaşlar yolu işaretlerken, tanrıları doyurmak için yağlı pasta, tuni ekmeği, incir, üzüm ve galaktar gibi gıdalar ve ekmekler sunulur. arınma sürecini tamamlamak için derin kurban çukurları kazılır. Bu çukurlarda kuşlar ve kuzular kurban edilerek yakılır, böylece hem ilahi öfke dindirilir hem de toplumun üzerindeki tüm günah ve kirlilik bu hayvanlar aracılığıyla toprağın derinliklerine hapsedilerek yaşamın yeniden dirilişi ve kozmik dengenin sağlanması amaçlanır. Bu tezde 1974 yılında Haas-Wilhelm tarafından AOATS 3’te yayımlanan Kizzuwatna kökenli çağırma ritüelleri incelenmiştir. Bu çağırma ritüellerinde ait nüshaların adedi belirlenmiş , esas metin olarak ele alınan nüsha diğer yeni eklenen nüshalardan faydalanılarak tamamlama denemesinde bulunulmuştur. Bu ritüel metinlerin doğrudan birleşen ya da dolaylı olarak birleşen, KUB 15.31 + Bo 5623, KUB 15.34 +Bo 3234, +Bo 7206, +Bo 8027, +VAT 7427, KUB 7.51 +Bo 2519, KUB 32.50 +823/b, tespit edilmiş ve son tablet parçalarıyla birlikte yeniden transliterasyonu ve tercümesi yapılmıştır. Yapılan çalışmaya göre çağırma ritüel metinlerin duplikat ve paralelleri şu şekildedir: Bo 2061 (=KUB 15.31)+Bo 5623 (=KUB 15.31) Öy. II 17 - 25 ist Nr. 8 Ay. III 1 - 5 ist Nr. 7 Ay. III 54 - 58 ist Nr. 8 Öy. II 12' - 22' (=B) Duplikat 1' - 5' (=C) Duplikat Ay. IV 12 - 15 (=B) Duplikat Ay. IV 10' - 35' ist Nr. 8 Ay. IV 44 - 63 (=B) Duplikat Öy. II 17 - Ay. III 5 arası ile Nr. 43 Ay. 7 - 18 (=B1) içerik olarak paraleldir. Bo 3720 (=KUB 15.34) CTH 483 VAT 7427 (=KUB 15.34)+ Bo 3720 (=KUB 15.34) Ay. III 45' - 47' Nr. 10 Ay. III 9' - 11' (=B) Duplikat Ay. IV 20' - 25' Nr. 10 Ay. IV 6 - 11 (=B) (33a) Duplikat 197 Ay. IV 44' - 59' Nr. 10 Ay. IV 3' -19' (=B) (33b) Duplikat Ay. IV 34'-38' verläuft Nr. 10 Ay. IV 20-25 (=B') parallel Bo 4249 (=KUB 7.34) CTH 500 .383 Bkz. Nr. 42 Ay.III 4 - 5; Nr. 43 Ay. IV 2' - 3'; Nr. 46 Öy. 2'; Nr. 47. Bo 2006 ( =IBoT 3.148 ) CTH 485.1 Öy. II 49 - 67 Nr. 54 Öy. II 1' - 14' (= B) Duplikat Ay. IV 32 - 50 Nr. 55 Ay. III 3' - 16' (= C) Duplikat Öy. II 26 - 48 Nr. 56 Öy. II paralel Öy. II 45 - 51 Nr. 57 4' - 8' paralel Bo 3405 (=KUB 15.37) Öy. II Nr. 53 Vs. II 26 - 48 paralel Paralel Versiyonlar Bo 4405 (=KUB 7.50) CTH 485.2 4' - 8' verläuft Nr. 53 Öy. II 45 - 51 (= B) parallel 2' - 8' verlauft Nr. 54 Öy. II 3' - 9' parallel 792/v + Bo 2519 (=KUB 7.51) CTH 500 .269 476/b+823/b (=KUB 32.50) CTH 485 Ön yüzü, birkaç karakter dışında kayıptır. Öy. 10 – 11 bkz. Nr. 64 4' - 5' MAH 16864 ( =FHG 4 ) CTH 483 .VA FHG 4, yalnızca bir yüzüne yazılmış bir tablettir; 1'-6' satırları, KUB XV 34 Vs. II 8-12'nin bir kopyasıdır. Ayrıca, çivi yazılı kaynaklardan (KBo-KUB, IBOT vs.) , Hurrice metinler ve Hurrice kelimeler üzerine yapılan yeni son çalışmalardan faydalanılmış ve bu ritüellerde geçen Hurrice kelimeler , özelllikle anlamı bilinmeyen kelimeler filolojik açıdan değerlendirilmiştir. Özellikle yeni çalışmalara dayanarak, KUB 7.51 Rs.18’ . satırda geçen ú-i-ia/ ú-e , kelimesi Wilhelm 198 ve Süel tarafından 2013 yılında Ortaköy Šapinuwa’dan Tašmišarri için Hitit Hurri sunu ritüeli Or.97/1’de üzerine yaptıkları çalışmada bu kelimenin “ekmek’’ anlamına geldiğini tespit etmişlerdir. Bu da filolojik açıdan tez çalışmasına katkı sağlamıştır. Kapsadığı konular verilerek, 1974 yılında Wilhelm’in yaptığı Kizzuwatna kökenli çağırma ritüelleri çalışmasında geçen kurban terimleri yeni yayınlar, yeni belgeler ve yeni çalışmalardan faydalanılarak Ortaköy/Šapinuwa belgelerinde ilk kez karşılaşılan askeri terimler de ayrı bir grup olarak bu sınıflandırmaya dahil edilmiştir. Son olarak bu Kizzuwatna kökenli çağırma ritüellerinde geçen Hurrice kelimeler ve geçtiği satır numaralarını gösteren bir sözlük yapılarak bu çağırma ritüellerinin, Hurri ve Hitit yaşamındaki yeri ve önemine katkı sunmaya çalışılmıştır.