Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Örgütlenme özgürlüğü, insan hakları ve toplumsal adalet perspektifinden sendikaların rolü: Türkiye ve uluslararası standartların karşılaştırmalı incelemesi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Yüksel, Berke
      Bu tez, örgütlenme özgürlüğünün insan hakları bağlamındaki yerini ve sendikaların bu özgürlük çerçevesinde sahip olduğu hakları derinlemesine analiz etmeyi amaçlamıştır. Örgütlenme özgürlüğü, yalnızca bireylerin haklarını savunabilmesi için değil, aynı zamanda toplumsal eşitlik, adalet ve ekonomik denge gibi temel değerlere ulaşılabilmesi açısından da vazgeçilmez bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Demokratik toplumların inşasında merkezi bir rol oynayan bu özgürlük, bireylerin birlikte hareket ederek haklarını etkin bir şekilde koruma altına almalarını sağlamaktadır. Bu tez kapsamında örgütlenme özgürlüğünün tarihsel ve hukuki temelleri incelenmiş, ulusal ve uluslararası düzeydeki yasal dayanaklar ele alınmıştır. ILO’nun 87 ve 98 No’lu Sözleşmeleri, AİHS’nin 11. maddesi ve Avrupa Sosyal Şartı gibi uluslararası normlar doğrultusunda Türkiye’deki sendikal hakların uyum düzeyi analiz edilmiş; mevcut yasal çerçeve değerlendirilerek uygulamada karşılaşılan sorunlar belirlenmiştir. Küreselleşme ve dijitalleşmenin sendikal haklara etkileri incelenerek, yeni nesil çalışma modellerinin getirdiği fırsat ve zorluklar değerlendirilmiştir. Küresel rekabet, esnek çalışma biçimleri ve dijital platformların sendikal örgütlenmeye etkisi analiz edilmiş; sendikaların bu koşullara uyum sağlaması için atması gereken stratejik adımlar belirlenmiştir. Araştırma, Türkiye’de sendikal hakların uygulanmasındaki hukuki, sosyal ve ekonomik engelleri irdelemiş ve bu sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirmiştir. Yasal düzenlemelerin uluslararası standartlarla uyumu, toplumsal farkındalığın artırılması, sendikalaşma oranlarının yükseltilmesi ve sosyal diyaloğun etkinleştirilmesi gibi çözümler sunulmuştur. Sonuç olarak, bu çalışma, örgütlenme özgürlüğü ve sendikal hakların geliştirilmesinin bireysel düzeyde hakların korunmasını sağlamanın ötesinde, toplumsal refahın artırılmasına, demokratik süreçlerin güçlenmesine ve ekonomik dengeye katkı sunduğunu göstermiştir. Türkiye’nin sendikal haklar konusunda daha kapsayıcı, katılımcı ve etkili politikalar geliştirmesi gerektiği ortaya konulmuştur. Bu tez, örgütlenme özgürlüğü ve sendikal haklar alanında yapılacak gelecekteki araştırmalar ve reformlar için bir referans niteliği taşımayı ve pratik çözümler sunmayı amaçlamaktadır.
    • Item type:Item,
      Anonim şirketlerde elektronik genel kurul sistemlerinin yönetim açısından değerlendirilmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Aktaş, Azizcan
      Bu çalışma, dijital raporlama ve elektronik genel kurul uygulamalarının kurumsal yönetim üzerindeki etkilerini Türkiye odağında incelemektedir. Dijitalleşmenin sermaye piyasalarında bilgi akışını hızlandırması, kamuyu aydınlatma mekanizmalarını daha erişilebilir kılması ve pay sahiplerinin yönetime katılım araçlarını çeşitlendirmesi, kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanma biçimini doğrudan etkilemektedir. G20/OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri’nin (OECD, 2016) şeffaflık, hesap verebilirlik ve pay sahipliği haklarına ilişkin yaklaşımı ile Sermaye Piyasası Kurulu Kurumsal Yönetim Tebliği (II-17.1) (SPK, 2014) Türkiye’deki çerçevenin teorik ve düzenleyici temelini oluşturmaktadır. Bununla birlikte, genel kurulun hukuki niteliği, pay sahipliği haklarının kullanımı ve genel kurul kararlarının geçerliliği bakımından Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümleri; elektronik katılım bakımından ise özellikle TTK m.1527 ve buna dayanılarak çıkarılan ikincil mevzuat (2012 tarihli Yönetmelik ve Tebliğ) çalışmanın hukuki omurgasını teşkil etmektedir (Türk Ticaret Kanunu, 2011; Anonim Şirketlerde Elektronik Ortamda Yapılacak Genel Kurullara İlişkin Yönetmelik, 2012; Anonim Şirketlerin Genel Kurullarında Uygulanacak Elektronik Genel Kurul Sistemi Hakkında Tebliğ, 2012). Türkiye literatüründe e-genel kurul uygulamalarının pay sahiplerinin katılımını artırdığı (Karayel ve Koçak, 2015) ve kamuyu aydınlatma mekanizmalarının yatırımcı güveni ile piyasa etkinliği bakımından önem taşıdığı (Çörtük ve Erten, 2016) yönünde bulgular bulunmaktadır. Uluslararası literatürde ise dijital raporlama ve açıklama uygulamalarının bilgi asimetrisini azaltma ve yönetişim kalitesine katkı sağlama potansiyeli vurgulanmaktadır (Baldini vd., 2018). Bu çalışma, BIST’te işlem gören seçilmiş şirketler üzerinden (Arçelik, Sabancı Holding A.Ş., Anadolu Efes) e-GKS ve dijital açıklama uygulamalarının şeffaflık, katılım/temsiliyet ve hesap verebilirlik boyutlarında kurumsal yönetime nasıl yansıdığını vaka analizi yaklaşımıyla tartışmaktadır (Yin, 2018).
    • Item type:Item,
      İletişim fakültesi mezunlarının kariyer beklentileri ile gerçek iş deneyimleri arasındaki uyum: Ankara üniversitesi iletişim fakültesi örneği
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Cengiz, Esin
      Yapılan araştırmanın bulgularına göre; mezunların büyük çoğunluğunun iletişim fakültesini isteyerek ve bilinçli bir tercih doğrultusunda seçtiğini göstermektedir. Bölüm tercihinde bireysel ilgi ilanları, rol modeller, lise dönemindeki sosyal deneyimler ve çevresel yönlendirmelerin etkili olduğu görülmüştür. Mezunların üniversite yıllarında medya, gazetecilik, sinema ve akademi gibi alanlara yönelik idealize edilmiş kariyer hedeflerine sahip oldukları tespit edilmiştir. Bu çalışmada; iletişim fakültesi mezunlarının lise ve üniversite öğrencilik yıllarından başlayarak, kariyer beklentilerini, kariyer gelişimlerini etkileyen faktörlerin, çevre-aile yönlendirmeleri, iş yaşamındaki sektörel koşullar, katılımcıların öznel deneyimleri üzerinden ortaya konarak hedeflenmiştir. Çalışma kapsamında; nitel araştırma yöntemi kullanılarak, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi 10 mezunu ile yarı yapılandırılmış form vasıtasıyla yüz yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. Mezuniyet sonrası iş yaşamına geçiş sürecinde ise mezunların deneyimlerinin farklılaştığı görülmektedir. Bazı mezunlar öğrencilik döneminde veya mezuniyet sonrasında işe katılırken, bazıları uzun süre iş bulmakta zorlanmış veya alan dışı işlere yönelmek zorunda kalmıştır. Çalışma, iletişim fakültesi eğitiminin özellikle uzun vadede mesleki bakış açılarını güçlendirdiğini ve farklı alanlarda çalışabilmelerine olanak sağladığını ifade etmiştir. Ancak uygulamaya dayalı becerilerin çoğunlukla bireysel çaba ile geliştirildiği de vurgulanmıştır. Sonuç olarak, iletişim fakültesi mezunlarının kariyer beklentileri ile gerçek iş deneyimleri arasında kısmen bir uyum bulunmadığı; ancak mezunların bireysel çaba ve umut gibi kaynaklar sayesinde kariyer süreçlerini yönetebildikleri görülmüştür. Çalışma, iletişim fakültesi eğitiminin öğrencilere tek bir mesleki yol sunmaktan ziyade, değişen iş piyasasında esneklik ve uyum sağlayabilme kapasitesi kazandırdığını ortaya koymaktadır.
    • Item type:Item,
      Bilinç ve benlik: Sühreverdî ve John R. Searle'de zihin felsefesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Kızılarslan, Semra
      Bu çalışma, bilinç ve benlik problemini çağdaş zihin felsefesi ile klasik İslam düşüncesi arasında karşılaştırmalı bir çerçevede ele almaktadır. Temel amacı, fenomenal bilincin indirgenebilirliği tartışmasını aşarak bilincin ontolojik statüsünü yeniden değerlendirmektir. Modern literatürde "zor problem" başlığı altında formüle edilen açıklama boşluğu, fiziksel süreçlerin deneyimin "nasıllık" boyutunu açıklamada yetersiz kaldığını göstermektedir. Ancak bu çalışma, söz konusu güçlüğün epistemik olmakla birlikte ontolojik bir nitelik taşıdığını savunmaktadır. Tez, John R. Searle'ün biyolojik doğalcılığı ile Sühreverdî'nin ilm-i huzûrî temelli ontolojisini karşılaştırarak iki farklı temellendirme modeli ortaya koymaktadır. Searle, bilincin ontolojik olarak öznel ancak biyolojik süreçler içinde konumlanan bir gerçeklik olduğunu ileri sürer. Buna karşılık Sühreverdî, huzûrî bilgi anlayışı çerçevesinde bilinci temsil temelli bilginin önkoşulu olan doğrudan mevcudiyet olarak temellendirir. Bu karşılaştırma, indirgenemezlik meselesini "hangi şey indirgenemez?" sorusundan "ontolojik öncelik kime aittir?" sorusuna taşımaktadır. Ağrı ve renk deneyimleri üzerinden yapılan çözümlemeler, fenomenal içeriğin üçüncü şahıs betimlemelerine mantıksal olarak indirgenemediğini göstermektedir. Bununla birlikte çalışma, düalizme başvurmadan ve indirgemeci fizikselciliğe teslim olmadan alternatif bir çerçeve önermektedir. Bilinç, ne doğa dışı bir töz ne de salt işlevsel bir durumdur; birinci şahıs kipinde ortaya çıkan ontolojik bir mevcudiyet biçimidir. Tezin katkısı, indirgemeci olmayan bir doğalcılık ile dereceli bir ontolojiyi birlikte düşünme önerisidir. Biyolojik süreçler bilincin nedensel bağlamını aydınlatırken, huzûrî perspektif fenomenal tikelliğin metafizik zeminini görünür kılmaktadır. Böylece bilinç problemi, teknik bir açıklama sorunu olmaktan çıkarılarak ontolojik kategorilerin yeniden değerlendirilmesi gereken temel bir felsefî mesele olarak konumlandırılmaktadır.
    • Item type:Item,
      Vergi kaçakçılığı suçları
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Camuşcu, Ayşe Nurbanu
      Vergi Kaçakçılığı Suçları 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun "Kaçakçılık Suçları ve Cezaları" başlıklı 359. maddesinde düzenlenmiştir. Vergi kaçakçılığı suçları, vergi ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmesi ve vergi kaçırılmasının önlenmesi amacıyla yaptırıma bağlanmıştır. Çalışmamızda vergi kaçakçılığı suçları üç bölümde incelenmiştir. İlk bölümde vergi kaçakçılığı suçlarının tarihsel gelişimi, vergi kaçakçılığı suçlarının konusu, faili, mağduru açıklanmıştır. İkinci bölüm 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde düzenlenen vergi kaçakçılığı suçlarının detaylı şekilde açıklanması için ayrılmıştır. İlgili bölümde, vergi kaçakçılığı suçlarının şartlarına yüksek mahkeme kararları ve doktrindeki görüşler çerçevesinde değinilmiştir Son bölüm ise üç ana alt başlıktan oluşmaktadır. Suçun özel görünüş şekilleri başlığı altında suça iştirak, teşebbüs ve iştirak gibi hususlar ayrıntılı olarak açıklanmıştır. İkinci başlıkta cezaya etki eden nedenler incelenmiştir. Son başlık, soruşturma ve kovuşturma da dâhil olmak üzere vergi kaçakçılığı suçunun usulü boyutuna ayrılmıştır.