Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Almanya’da yaşayan Türk genç yetişkinler için manevi iyi oluş ölçeği geliştirme çalışması(Ankara Üniversitesi, 2024) Yiğitbilek, RumeysaBu araştırmada Almanya'da yaşayan Türk genç yetişkinlerin manevi iyi oluş düzeylerini ölçmeyi sağlayacak, güvenilir ve geçerli bir manevi iyi oluş ölçeği geliştirmek amaçlanmıştır. Almanya’nın Hessen eyaletinde ikamet eden (n1= 200, n2=101) toplam 301 kişiden oluşan araştırma grubunun yüzde 72'si kadın (n= 216), yüzde 28'i erkek (n= 85) ve yaş ortalaması 22’dir. Veri analiz sonucunda güvenirliği ve geçerliliği uygun dört boyutlu 11 maddelik Manevi İyi Oluş Ölçeği ortaya konmuştur. Ölçek boyutları, Aşkın Alan, Bireysel Manevi Alan, Yakın İlişkiler Alan ve Kültürel Aidiyet Alan olarak isimlendirilmiştir. Çalışmaya Keşfedici faktör analizi ile başlanmış, dört boyutlu bir yapı ortaya çıkarılmıştır. Yapılan güvenirlik analizi sonucunda ölçeğin genel Cronbach Alfa değerinin 0,77 olduğu, bu değerin Aşkın Alan için 0,74, Kültürel Aidiyet Alanı için 0,73, Bireysel Manevi Alan için 0,74 ve Yakın İlişkiler Alanı için 0,73 olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen modelin yapı geçerliliğini test etmek amacıyla ikinci bir grupla doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Uyum indeksleri χ² =45,643, SD=38, p=0,184, RMSEA=0,049, SRMR=0,066, CFI=0,953, RNI=0,953, TLI/NNFI=0,931, GFI=0,913 ve MFI=0,915 olarak belirlenmiştir. Ölçeğin benzer ölçeklerle olan ilişkisi test edildiğinde Genç Yetişkinler İçin Manevi İyi Oluş Ölçeği alt boyutlarının, Tanrı’ya güven, sosyal ve psikolojik iyi oluş ile anlamlı ve pozitif ilişkiler içerisinde olduğu görülmüştür. Ölçeğin geçerli ve güvenir bir ölçme aracı olduğu kabul edilmiştir.Item type:Item, Psikolojik destek sürecinde yapay zeka insan etkileşimi: Bireylerin tutumları üzerine bir inceleme(Ankara Üniversitesi, 2026) Toraman, Orkun İlkerBu çalışmada, damgalanma (öz ve toplumsal), yalnızlık, belirsizliğe tahammülsüzlük, psikolojik belirtiler ve demografik değişkenlerin bireylerin psikolojik destek sürecinde yapay zeka kullanım tutumlarındaki rolü incelenmiştir. Ayrıca araştırma kapsamında ele alınan psikolojik değişkenlerin bireylerin destek alma davranışlarına göre (geleneksel, yapay zeka, her ikisi, hiçbiri) farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırma, yaşları 18 ile 63 arasında değişen (Ort. = 29.74, SS = 12.19), %62,2'si kadın (n = 658) ve %37,8'i erkek (n = 400) olan toplam 1058 katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler Psikoterapide Yapay Zeka Tutum Ölçeği, Psikolojik Yardım Aramada Kendini Damgalama Ölçeği, Psikolojik Yardım Alma Nedeniyle Sosyal Damgalanma Ölçeği, Belirsizliğe Tahammülsüzlük Ölçeği, UCLA Yalnızlık Ölçeği, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği Kısa Formu kullanılarak toplanmıştır. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçları cinsiyet, eğitim düzeyi, öz damgalama, toplumsal damgalanma ve belirsizliğe tahammülsüzlüğün psikolojik destek sürecinde yapay zeka kullanım tutumunun istatistiksel olarak anlamlı yordayıcıları olduğunu göstermiştir. Bu kapsamda erkek olmak, daha düşük eğitim düzeyine sahip olmak, daha yüksek öz damgalama, toplumsal damgalanma ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeyine sahip olmak psikolojik destek sürecinde yapay zeka kullanmaya daha olumlu bir tutuma işaret etmektedir. Çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) sonuçları ise katılımcıların psikolojik destek alma davranışlarına göre damgalanma, yalnızlık, psikolojik belirtiler, belirsizliğe tahammülsüzlük ve psikolojik destek sürecinde yapay zeka kullanım tutumu puanları açısından anlamlı farklılıklar olduğunu ortaya koymuştur. Buna göre, yapay zekadan psikolojik destek alan katılımcıların öz damgalama, toplumsal damgalanma, yalnızlık düzeylerinin daha yüksek olduğu; öte yandan herhangi bir psikolojik destek almayan katılımcıların ise psikolojik belirtiler ve belirsizliğe tahammülsüzlük düzeylerinin daha düşük olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma, oldukça yeni ve sınırlı bir araştırma konusu olan psikolojik destek sürecinde yapay zeka kullanımına ilişkin alanyazına katkı sağlamakta, araştırmaya ve uygulamaya yönelik yenilikçi bir bakış açısı sunmaktadır.Item type:Item, Lise öğrencilerinde değer odaklı manevi güçlenme ve bakım programının maneviyat, hayatın anlamı ve dijital bağımlılık üzerindeki etkisinin incelenmesi(Ankara Üniversitesi, 2026) Kaya, AhmetBu araştırmanın temel amacı, dijital çağda ergenlik dönemindeki bireylerin dijital bağımlılık, maneviyat ve hayatın anlamı puanları arasındaki ilişkinin incelenmesi ve Değer Odaklı Manevi Güçlenme ve Bakım Programı (DOMAB)’nın bu değişkenler üzerindeki etkisinin değerlendirilmesidir. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile ön test-son test kontrol gruplu deneysel desenin birlikte kullanıldığı karma bir yapıda yürütülmüştür. Çalışmanın örneklemini Ankara ilinde öğrenim görmekte olan 14-17 yaş aralığındaki lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın ilişkisel boyutunda öğrencilerin dijital bağımlılık, maneviyat ve hayatın anlamı puanları çeşitli sosyodemografik değişkenler açısından değerlendirilmiş; uygulama boyutunda ise deney grubuna 10 hafta süreyle Değer Odaklı Manevi Güçlenme ve Bakım Programı (DOMAB) uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Maneviyat Ölçeği, Dijital Bağımlılık Ölçeği ve Hayatın Anlamı ve Amacı Ölçeği kullanılmış; elde edilen veriler korelasyon analizi, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), bağımlı örneklemler t-testi ve karışık desenli tekrarlı ölçümler ANOVA analizleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, dijital bağımlılık ile maneviyat ve hayatın anlamı arasında anlamlı ilişkiler bulunduğunu ortaya koymaktadır. Maneviyat düzeyinin ve yaşamı anlamlandırma eğiliminin artmasının, dijital bağımlılık eğilimlerinin azalmasıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Özellikle bireyin var olmak, ait olmak, anlam bulmak ve kendini aşmak gibi manevi yönelimlerinin; dijital davranışların kontrolü, yaşam doyumu ve psikososyal denge açısından koruyucu bir işleve sahip olabileceği değerlendirilmiştir. Bununla birlikte maneviyat ile hayatın anlamı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkilerin bulunması, ergenlik döneminde bireyin yaşamını anlamlandırma sürecinin manevi kaynaklarla yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular, dijital bağımlılığın yalnızca teknoloji kullanım sıklığı ile açıklanabilecek bir olgu olmadığını; aidiyet ihtiyacı, anlam arayışı, içsel boşluk ve yönelim eksikliği gibi varoluşsal ve psikososyal dinamiklerle ilişkili çok boyutlu bir yapı olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın deneysel boyutunda elde edilen bulgular, DOMAB programının öğrencilerin manevi güçlenme süreçleri, yaşamı anlamlandırma eğilimleri ve dijital davranış kontrolü üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu göstermektedir. Deney grubunda maneviyat ölçeğinin özellikle kendini aşmak boyutunda ve genel maneviyat puanlarında artış gözlemlenirken, öğrencilerin yaşam amaçları ve anlam algılarında da olumlu yönde gelişmeler tespit edilmiştir. Hayatın anlamsızlığı ve amaç yoksunluğu alt boyutunda ortaya çıkan değişimin, ters puanlama yapısı dikkate alındığında öğrencilerde anlamsızlık algısının azalması ve yaşam amaçlarının güçlenmesi biçiminde değerlendirilmesi gerektiği görülmüştür. Bunun yanında dijital bağımlılığın “bırakamama” alt boyutunda anlamlı düzeyde azalma meydana gelmesi, programın bireyin dijital davranışlarını kontrol edebilme becerisi üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Karışık desenli tekrarlı ölçümler ANOVA sonuçları, DOMAB programının etkisini destekleyen önemli bulgular ortaya koymuştur. Özellikle dijital bağımlılık ölçeğinin “bırakamama” alt boyutunda zaman × grup etkileşiminin anlamlı bulunması (F=12,22; p< 0,01) ve etki büyüklüğünün yüksek düzeyde olması, programın dijital davranış kontrolü üzerinde güçlü bir etki oluşturduğunu göstermektedir. Benzer şekilde hayatın anlamsızlığı ve amaç yoksunluğu boyutunda elde edilen anlamlı zaman × grup etkileşimi, uygulamanın gençlerin yaşamı anlamlandırma süreçleri üzerinde işlevsel katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır. Kontrol grubunda gözlenen değişimlerin sınırlı ve etki büyüklüğünün yüksek düzeyde olması, programın dijital davranış kontrolü üzerinde güçlü bir etki oluşturduğunu göstermektedir. Benzer şekilde hayatın anlamsızlığı ve amaç yoksunluğu boyutunda elde edilen anlamlı zaman × grup etkileşimi, uygulamanın gençlerin yaşamı anlamlandırma süreçleri üzerinde işlevsel katkılar sunduğunu ortaya koymaktadır. Kontrol grubunda gözlenen değişimlerin sınırlı 161 ve bütüncül bir görünüm oluşturmaması ise deney grubunda ortaya çıkan değişimlerin doğal süreçlerden ziyade DOMAB programı ile ilişkili olduğunu düşündürmektedir. Sonuç olarak araştırma, dijital çağda ergen bireylerin dijital bağımlılık davranışlarının yalnızca teknolojik bir kullanım problemi olarak değil; bireyin anlam arayışı, manevi yönelimleri, aidiyet ihtiyacı ve psikososyal gelişim süreçleriyle ilişkili bütüncül bir yapı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda DOMAB programının, ergen bireylerin manevi dayanıklılıklarını destekleyen, yaşamı anlamlandırma süreçlerine katkı sunan ve dijital davranış kontrolünü güçlendirebilen işlevsel bir müdahale modeli olduğu değerlendirilmektedir. Bu yönüyle çalışmanın; din psikolojisi, ergenlik psikolojisi, manevi danışmanlık ve dijitalleşme alanlarında gerçekleştirilecek kuramsal ve uygulamalı araştırmalara katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.Item type:Item, Hakîm Senâî’nin Hadîkatü’l-hakîka’sında Kur’an ayetlerine getirilen işârî yorumlar(Ankara Üniversitesi, 2026) Taşkıran, IşıkHadîkatü’l-hakîka ve şerî’atü’t-tarîka, Hâkim Senâî-yi Gaznevî tarafından tasavvufla ilgili konuları açıklamak ve öğüt vermek amacıyla, 12. yüzyılın başlarında Farsça yazılmış didaktik bir eserdir. Mesnevi nazım biçimiyle yazılan bu eserde dinî, felsefî, hikemî, ahlâkî konular tasavvufî bakış açısıyla, yorumlanmaktadır. Hakîm Senâî bu muhteşem eseri ile tasavvufun konularını şiir dünyasına taşımış, beyitlerinde pek çok Kur’an-ı Kerîm ayetine atıfta bulunmuş, aynı zamanda hadislere ve İslâm alimlerinin sözlerine yer vermiştir. Kur’an-ı Kerîm ayetlerinin bir bölümünü doğrudan beyitlerine iktibas ederken bazılarını da işârî yöntemle yorumlamıştır. Hakîm Senâî’nin Hadîkatü’l-hakîka’sında Kur’an Ayetlerine Getirilen İşârî Yorumlar, başlığını taşıyan bu tezin ilk bölümünde, Hakîm Senâî’nin hayatı, eserleri, yaşadığı dönemin siyasi yapısı ve araştırmaya konu olan Hadîkatü’l-hakîka isimli eseri tanıtılmış diğer bölümünde ise Hadîkatü’l-hakîka’da yer alan Kur’an-ı Kerîm ayetlerinin tespiti ve işârî yorumu incelenmiştir. Tez çalışması kapsamında beyitlerde geçen 283 Kur’an-ı Kerîm ayeti tespit edilerek beyitlerin Türkçe’ye çevirisi ayetlerin işaret ettiği konular doğrultusunda yapılmış ve anlaşılması zor beyitler çözümlenmiştir. Araştırma kapsamında, Hadika’da, Kur’anî kavramlara ve Kur’an-ı Kerîm’de geçen kıssalardan bazılarına Kur’an-ı Kerîm’dekine benzer şekilde yer verildiği tespit edilmiştir. Kur’an-ı Kerîm ayetlerinde geçen kavramların, sembolik varlıklar kullanılarak doğrudan beyitlere aktarıldığı ya da ayette geçen eden bazı sözcük ya da tamlamaların beyitlere alındığı anlaşılmıştır.Item type:Item, Yenilenebilir enerji projelerinin finansmanı ve Türkiye enerji piyasasındaki rolü(Ankara Üniversitesi, 2026) Solak, AysunBu çalışma, Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji projelerinin finansman mekanizmalarını ve bu projelerin enerji piyasasındaki stratejik rolünü analiz etmektedir. Türkiye, doğal gaz ve kömür gibi fosil kaynaklarda yüksek oranda dışa bağımlı bir enerji yapısına sahip olup bu durum makroekonomik dengeler üzerinde ciddi bir cari açık baskısı oluşturmaktadır. Çalışmada, Türkiye’nin güncel enerji görünümü EPDK ve TEİAŞ verileriyle ortaya konulmuş; yenilenebilir enerji yatırımlarının yüksek sermaye yoğunluklu (CapEx) yapısı nedeniyle ihtiyaç duyulan proje finansmanı, yeşil tahviller ve kamu-özel ortaklığı gibi modeller incelenmiştir. EPİAŞ bünyesinde şekillenen piyasa yapısının yatırımcıların nakit akışı üzerindeki etkisi ve YEKDEM mekanizmasının finansal öngörülebilirlikteki rolüne değinilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda Türkiye'nin enerji bağımsızlığına ulaşabilmesi için finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, depolama teknolojilerinin piyasaya entegrasyonu ve Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi küresel düzenlemelere uyumun finansal risk yönetimi açısından zorunlu olduğu tespit edilmiştir.
