Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Ankara ilinde yayılış gösteren bazı astragalus türlerinin peyzaj mimarlığı çalışmalarında kullanım potansiyelinin belirlenmesi(Ankara Üniversitesi, 2025) Kızılkan, İlkerTürkiye'nin sahip olduğu doğal bitki çeşitliliğine rağmen, Peyzaj Mimarlığı çalışmalarında çoğunlukla yabancı yurtlu türler tercih edilmekte, doğal bitki türleri yeterince değerlendirilememektedir. Bu durum, yerel ekosistemlerin korunması, biyolojik çeşitliliğin sürdürülmesi ve kaynak kullanımlarının sürdürülebilirliği açısından önemli bir soruna işaret etmektedir. Bu bağlamda, Peyzaj Mimarlığı çalışmalarında bitkisel materyal olarak doğal bitki türlerinin kullanımı giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, Ankara ilinde doğal olarak yayılış gösteren Astragalus cinsine ait bazı türlerin Peyzaj Mimarlığında kullanım potansiyelinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında 21 takson sahada gözlemlenmiş, herbaryumda türleri tespit edilmiş; türlerin estetik ve fonksiyonel özellikleri değerlendirilmiş kullanım alanları belirlenmiştir. Türlerin beğeni düzeyinin ölçülmesi için anket formları hazırlanmış; hem halk ölçeğinde hem de uzman ölçeğinde görüşler toplanmıştır. Anketlerden elde edilen beğeni puanları SPSS istatistik paket programında analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre en yüksek talep gören tür her iki kullanıcı gurubunda da Astragalus anthylloides Lam. olmuştur. Astragalus anthylloides Lam. ile beraber yüksek talebi olan diğer iki tür olan Astragalus vulneraria DC., Astragalus plumosus Willd.'in tohumla üretimi için kontrollü ortamda çimlenme testleri yürütülmüştür. Üretim çalışmalarında en yüksek başarı oranına mekanik aşındırma uygulaması olan zımparalama ile ulaşılmış olup tür bazında Astragalus plumosus Willd. % 98,6, Astragalus anthylloides Lam. %69, Astragalus vulneraria DC. %65,7 oranında çimlenme görülmüştür. Bu uygulamayı, çimlenme oranları açısından sırasıyla 5 dk %96'lık H₂SO₄, sıcak su (60 sn) ve sıcak su (15 sn) uygulamalarının takip ettiği görülmüştür. Elde edilen sonuçların Peyzaj Mimarlığı bitki estetiği ve bitki üretimi literatürüne ve doğal bitki örtüsünün yaygınlaşmasına katkı yapması beklenmektedir.Item type:Item, Kenevir (cannabis sativa) ve brokoli (brassica oleracea var. italica) türevli eksozom benzeri nanopartiküllerin hacat hücre hattı üzerindeki yara iyileştirme potansiyeli(Ankara Üniversitesi, 2025) Bağdatlı, Zeynep YasminBu çalışma, Cannabis sativa (kenevir) ve Brassica oleracea L. var. italica (brokoli) kaynaklı eksozom benzeri nanopartiküllerin (pEV'ler) HaCaT keratinositleri ve insan dermal fibroblastlar (HDF) üzerindeki yara iyileşme potansiyelini araştırmayı amaçlamaktadır. pEV'ler hem tek başlarına hem de kombinasyon halinde uygulanarak olası sinerjetik etkileri değerlendirilecektir. Yara iyileşmesi sürecine ilişkin mekanistik çıkarımlar, TGF-β, VEGF, PDGF, FGF, MMP, Col1A1, Col1A2, EGF, IL-6 ve TNF-α gibi kritik genlerin ekspresyon analizleriyle ortaya konacaktır. Buna ek olarak, bu nanopartiküllerin antimikrobiyal ve antifungal aktiviteleri incelenmiş, böylece cilt bariyerini destekleyici potansiyelleri değerlendirilmiştir. Ayrıca, pEV'lerin hücre yaşlanması ve senesens üzerindeki etkileri de araştırılmıştır. Bu yaklaşım, hem yara iyileşme süreçlerinde hem de cilt sağlığını koruyucu uygulamalarda bitkisel eksozomların potansiyel rolünü bütüncül şekilde ortaya koymayı hedeflemektedir. Çalışma, bitkisel kaynaklı eksozom benzeri nanopartiküllerin moleküler ve hücresel düzeydeki etkilerini sistematik olarak inceleyerek, modern kozmetik ve rejeneratif tıp alanlarında uygulanabilir bilimsel veriler sunmayı amaçlamaktadır. Elde edilecek sonuçlar, pEV'lerin yara iyileşmesini hızlandırıcı, inflamasyonu düzenleyici ve hücresel fonksiyonları destekleyici etkilerini ortaya koyarak, gelecekte yenilikçi bitkisel terapötik stratejilerin geliştirilmesine temel oluşturacaktır.Item type:Item, At kuyruğu ve lavanta kaynaklı eksozom benzeri nanopartiküllerin hacat hücre hattında yara iyileşmesi ve antimikrobiyal aktivite üzerindeki rolü(Ankara Üniversitesi, 2025) Aşık, SelinBu çalışma, Atkuyruğu (Equisetum arvense) ve Lavanta (Lavandula angustifolia) bitkilerinden izole edilen eksozom benzeri nanoveziküllerin (pEV'ler) yara iyileşmesi ve antimikrobiyal etkilerini in vitro koşullarda incelemeyi amaçlamaktadır. Bitki türevli eksozom benzeri nanoveziküller, biyouyumlu yapıları ve doğal bileşen taşıma kapasiteleri sayesinde modern yara tedavilerinde yenilikçi bir alternatif oluşturmaktadır. Bu kapsamda, pEV'ler kademeli santrifüj ve ultrasantrifüj yöntemleriyle izole edilmiş, morfolojik karakterizasyonları Transmisyon Elektron Mikroskobu (TEM) ve Dinamik Işık Saçılımı (DLS) analizleriyle doğrulanmıştır. GC-MS analizi, eksozomlarda biyolojik olarak aktif metabolitlerin varlığını ortaya koymuştur. İmmortalize edilmiş insan keratinosit hücre hattı (HACAT) ve insan dermal fibroblast hücre hattı (HDF) üzerinde yapılan MTT (hücre canlılığı testi) ve çizik (scratch) testleri, pEV'lerin hücre canlılığını koruduğunu ve yara kapanma sürecini hızlandırdığını göstermiştir. Ayrıca β-galaktosidaz boyaması, oksidatif stres ve gen ekspresyon analizleri, pEV'lerin yaşlanma karşıtı ve antioksidan etkilerini desteklemiştir. Mikrodilüsyon yöntemiyle yürütülen testlerde her iki bitkiden elde edilen pEV'lerin, Staphylococcus aureus, Pseudomonas aeruginosa ve Candida albicans suşlarına karşı belirgin antimikrobiyal aktivite gösterdiği tespit edilmiştir. Bu bulgular, bitki türevli eksozom benzeri nanoveziküllerin yara iyileşmesi ve enfeksiyon kontrolünde güvenli, etkili ve sürdürülebilir bir biyoterapötik ajan olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.Item type:Item, Karabuğdayda (fagopyrum esculentum moench.) doku kültürüteknikleriyle bitki rejenerasyonu(Ankara Üniversitesi, 2025) Ergeldi, BaharBu çalışmada, karabuğdayın (Fagopyrum esculentum Moench.) farklı eksplantlarında kallus oluşumu ve bitki rejenerasyonuna bitki büyüme düzenleyicilerinin etkisi araştırılmıştır. Materyal olarak tescilli Aktaş ve Güneş karabuğday çeşitlerinden elde edilen hipokotil, kotiledon, yaprak sapı ve yaprak eksplantları kullanılmıştır. Eksplantlar, kallus oluşumu için 2,4-D (2, 4, 6, 8 mg/L) ve BAP (0.5, 1, 1.5, 2 mg/L) farklı doz ve kombinasyonlarını içeren MS besi ortamına alınmıştır. Kültürün ikinci haftasında oluşan kalluslar, TDZ (0.5, 1, 1.5, 2 mg/L), BAP (0.5, 1, 1.5, 2 mg/L) ve NAA (0.25, 0.5, 0.75, 1 mg/L) kombinasyonlarını içeren ortamda rejenerasyona aktarılmış, gelişen sürgünler ise IBA (0.5, 1 mg/L) içeren ortamda köklendirilmiştir. Kültür tepkilerinin belirlenmesinde kallus oluşumu, rejenerasyon oranı, petri başına sürgün sayısı, eksplant başına sürgün sayısı, sürgün başına kök sayısı ve kök uzunluğu verileri değerlendirilmiştir. Sonuçlara göre en yüksek kallus oranı, Aktaş çeşidinde yaprak sapı eksplantlarında 2 ve 8 mg/L 2,4-D ile 1.5 mg/L BAP (%100), Güneş çeşidinde ise hipokotil, kotiledon ve yaprak eksplantlarında 2 ve 8 mg/L 2,4-D ile 1.5–2 mg/L BAP kombinasyonlarında (%100) elde edilmiştir. En yüksek rejenerasyon oranı ise Aktaş'ta TDZ (0.5, 1 mg/L) + NAA (0.5, 0.75 mg/L) ve Güneş'te TDZ (1, 2 mg/L) + NAA (0.5, 1 mg/L) ile BAP (1.5, 2 mg/L) + NAA (0.25, 1 mg/L) kombinasyonlarında (%100) saptanmıştır. Sonuç olarak, kallus oluşumu ve rejenerasyon oranının genotip, eksplant türü ve hormon kombinasyonlarına bağlı olarak değiştiği belirlenmiştir. Ayrıca, abiyotik streslere karşı hassas olan karabuğdayda dayanıklılığı artırmak amacıyla etkili bir rejenerasyon protokolünün geliştirilmesi, genetik mühendisliği çalışmalarında zaman, emek ve maliyet açısından büyük önem taşımaktadır.Item type:Item, Lactarius cinsi üyelerinin konaklık ettiği mikrovirüslerin tanımlanması ve moleküler olarak nitelendirilmesi(Ankara Üniversitesi, 2026) Kalıyeva, AigulBu çalışmanın amacı, Türkiye’de yayılış gösteren Lactarius cinsi üyelerini enfekte eden mikovirüslerin tanımlanması ve tüm genom dizilerinin yeni nesil dizileme ile ortaya koyularak tüm genom verisi üzerinden moleküler nitelemeleri ve filogenetik analizlerinin yapılmasıdır. Moleküler ve konvansiyonel tür teşhisi yapılan örneklere Viral Çift İplikçikli RNA (dsRNA) taraması yapılmıştır. Arazi çalışmaları sonucunda elde edilen Lactarius cinsi üyeleri’nin geleneksel ve moleküler yöntemler kullanılarak teşhisleri yapılmıştır. Lactarius örneklerinden genomik DNA izolasyonu CTAB yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Ribozomal RNA gen bölgeleri PCR ile çoğaltılmış ve dizilenmiştir. Amplikonlar, BLASTn analizleri kullanılarak incelenmiş ve filogenetik ağaçlar oluşturulmuştur. dsRNA ekstraksiyonu gerçekleştirilmiş ve S1 nükleaz kullanılarak dsRNA'lar muamele edilip analiz edilmiştir. dsRNA'lardan elde edilen cDNA’lar rPCR ile çoğaltılmış, saflaştırılmış ve yeni nesil dizileme ile analiz edilmiştir. Terminal bölgelerin çoğaltılması için RACE PCR ve Sanger dideoksi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen viral genom dizileri biyoinformatik ve filogenetik olarak analiz edilmiştir. Bu çalışmada, Lactarius cinsi üyelerini enfekte eden bir mikovirüs tanımlanmıştır. " Lactarius mediterraneensis partitivirüs 1 (LmPV1)" olarak adlandırılan partitivirüsün tam genomu elde edilmiştir.
