Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Hakîm Senâî’nin Hadîkatü’l-hakîka’sında Kur’an ayetlerine getirilen işârî yorumlar(Ankara Üniversitesi, 2026) Taşkıran, IşıkHadîkatü’l-hakîka ve şerî’atü’t-tarîka, Hâkim Senâî-yi Gaznevî tarafından tasavvufla ilgili konuları açıklamak ve öğüt vermek amacıyla, 12. yüzyılın başlarında Farsça yazılmış didaktik bir eserdir. Mesnevi nazım biçimiyle yazılan bu eserde dinî, felsefî, hikemî, ahlâkî konular tasavvufî bakış açısıyla, yorumlanmaktadır. Hakîm Senâî bu muhteşem eseri ile tasavvufun konularını şiir dünyasına taşımış, beyitlerinde pek çok Kur’an-ı Kerîm ayetine atıfta bulunmuş, aynı zamanda hadislere ve İslâm alimlerinin sözlerine yer vermiştir. Kur’an-ı Kerîm ayetlerinin bir bölümünü doğrudan beyitlerine iktibas ederken bazılarını da işârî yöntemle yorumlamıştır. Hakîm Senâî’nin Hadîkatü’l-hakîka’sında Kur’an Ayetlerine Getirilen İşârî Yorumlar, başlığını taşıyan bu tezin ilk bölümünde, Hakîm Senâî’nin hayatı, eserleri, yaşadığı dönemin siyasi yapısı ve araştırmaya konu olan Hadîkatü’l-hakîka isimli eseri tanıtılmış diğer bölümünde ise Hadîkatü’l-hakîka’da yer alan Kur’an-ı Kerîm ayetlerinin tespiti ve işârî yorumu incelenmiştir. Tez çalışması kapsamında beyitlerde geçen 283 Kur’an-ı Kerîm ayeti tespit edilerek beyitlerin Türkçe’ye çevirisi ayetlerin işaret ettiği konular doğrultusunda yapılmış ve anlaşılması zor beyitler çözümlenmiştir. Araştırma kapsamında, Hadika’da, Kur’anî kavramlara ve Kur’an-ı Kerîm’de geçen kıssalardan bazılarına Kur’an-ı Kerîm’dekine benzer şekilde yer verildiği tespit edilmiştir. Kur’an-ı Kerîm ayetlerinde geçen kavramların, sembolik varlıklar kullanılarak doğrudan beyitlere aktarıldığı ya da ayette geçen eden bazı sözcük ya da tamlamaların beyitlere alındığı anlaşılmıştır.Item type:Item, Yenilenebilir enerji projelerinin finansmanı ve Türkiye enerji piyasasındaki rolü(Ankara Üniversitesi, 2026) Solak, AysunBu çalışma, Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji projelerinin finansman mekanizmalarını ve bu projelerin enerji piyasasındaki stratejik rolünü analiz etmektedir. Türkiye, doğal gaz ve kömür gibi fosil kaynaklarda yüksek oranda dışa bağımlı bir enerji yapısına sahip olup bu durum makroekonomik dengeler üzerinde ciddi bir cari açık baskısı oluşturmaktadır. Çalışmada, Türkiye’nin güncel enerji görünümü EPDK ve TEİAŞ verileriyle ortaya konulmuş; yenilenebilir enerji yatırımlarının yüksek sermaye yoğunluklu (CapEx) yapısı nedeniyle ihtiyaç duyulan proje finansmanı, yeşil tahviller ve kamu-özel ortaklığı gibi modeller incelenmiştir. EPİAŞ bünyesinde şekillenen piyasa yapısının yatırımcıların nakit akışı üzerindeki etkisi ve YEKDEM mekanizmasının finansal öngörülebilirlikteki rolüne değinilmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda Türkiye'nin enerji bağımsızlığına ulaşabilmesi için finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi, depolama teknolojilerinin piyasaya entegrasyonu ve Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi küresel düzenlemelere uyumun finansal risk yönetimi açısından zorunlu olduğu tespit edilmiştir.Item type:Item, Yükselen güçler ve uluslararası yardım mimarisinin dönüşümü(Ankara Üniversitesi, 2026) Çetintoprak, AnılSoğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Batı merkezli liberal uluslararası düzen küresel ölçekte hakimiyet kazanmış; kalkınma yardımı ve işbirliği alanı ise uzun süre Batılı donörler ve OECD-DAC çerçevesinde şekillenmiştir. Ancak 2000’li yıllarla birlikte Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya ve Güney Afrika gibi yükselen güçlerin ekonomik ve siyasal kapasitelerindeki artış, uluslararası sistemdeki güç dengelerini dönüştürmüş ve bu dönüşüm kalkınma yardımı mimarisine de yansımıştır. Yükselen güçler, kalkınma işbirliği ve yardım faaliyetleri aracılığıyla yalnızca ekonomik çıkarlarını değil, aynı zamanda normatif ve söylemsel iddialarını da küresel düzeyde görünür kılmaya başlamıştır. Bu tez, yükselen güçlerin kalkınma yardımı ve kalkınma işbirliği alanına artan katılımının, Batılı yardım mimarisi üzerindeki etkilerini çok boyutlu bir çerçevede analiz etmeyi amaçlamaktadır. Tez, kalkınma yardımlarını yalnızca çıkar temelli bir dış politika aracı olarak değil; aynı zamanda normlar, söylemler ve kurumsal yapılar aracılığıyla uluslararası düzen üzerinde yürütülen bir güç mücadelesi alanı olarak ele almaktadır. Bu bağlamda tez, yükselen güçlerin Güney-Güney İşbirliği söylemi çerçevesinde geliştirdikleri yaklaşımın, geleneksel Batılı kalkınma paradigmasıyla hangi noktalarda örtüştüğünü ve hangi açılardan onu zorladığını incelemektedir. Tez, yükselen güçlerin uluslararası kalkınma işbirliği alanında giderek artan biçimde “kural koyucu” aktörler haline gelerek Batılı ülkelerin yapısal güçlerini zayıflattığını ve bu sürecin Batı-sonrası dünya düzeninde çok boyutlu güç rekabetinin doğrudan bir uzantısı olduğunu ileri sürmektedir.Item type:Item, Türkiye ve İrlanda'daki yaşlı mekanlarının karşılaştırılması(Ankara Üniversitesi, 2024) Sangu, CemalTeknoloji ve pozitif bilimlerdeki gelişmelerin insan hayatını kolaylaştırması, yaşam standartlarının yükselmesi, insanların beslendiği gıda maddelerindeki çeşitliğinin artması ve bunlara yeterince ve kolayca erişmesi ve gelişmiş tıbbı tedavi imkânlarından yararlanması gibi nedenlerden dolayı gerek gelişmiş ülkelerde gerekse ülkemizde insanların yaşam ömrü süresi uzamıştır. Bu olguya paralel olarak da dünya toplumları içindeki yaşlı nüfusun oranı gittikçe artmaya başlamıştır. Toplumsal ve kültürel yapının değişmesi ve diğer muhtelif sebepler geleneksel büyük aile modelinin çekirdek aile yapısına dönüşmesine neden olmuştur. Bu gelişmeler yaşlıların mevcut yaşam çevresindeki ya da aile içindeki bakımı giderek büyüyerek barınma sorununun ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu husus bir anlamda, yaşlıların huzurlu bir ortamda hayatlarını idame ettirmelerini, bedensel ve ruhsal sağlıklarını korumalarını, mevcut toplumsal münasebetlerini devam ettirmelerini, sükûnet, emniyet ve gönenç içinde olmalarını temin etmek için çeşitli barınma seçeneklerinin araştırılması ve geliştirilmesi zaruretini ortaya çıkarmıştır. Yaşlıların ortaya çıkan bu barınma sorunlarını çözmek, onlara her anlamda huzurlu, sağlıklı ve korkularından uzak bir şekilde hayatlarını sürdürebilmeleri için çeşitli seçeneklerin sunulmasını teminen dünyanın değişik ülkelerinde çok sayıda önemli örnek projeler ve çalışmalar başlatılmıştır. Bahse konu bu önemli örnek projeler ve çalışmalar, özellikle geleneksel toplumların büyük bir bölümünde yaşlı bakım evlerine karşı var olan bir takım olumsuz önyargıları değiştirmiş, yaşlıların ailelerinin yanı sıra yaşlı bakım evlerinde de fevkalade yaşamlarını sürdürebileceklerini kanıtlamıştır. Günümüzde birçok ülkede ve toplumda yaşlıların kendi istekleri, ailelerinin veya devletin iradesiyle yaşamlarını yaşlı bakım¬evlerinde sürdürmekte olduklarını görmekteyiz. Yaşlı nüfusun dünya genelinde sürekli olarak artması ve yaşlı bakım evlerinin daha sağlıklı ve sosyal bir yaşam alanı olarak kabul görülmesi ülkeleri bu alanda daha insan merkezli, daha medeni, daha sosyal, daha teknolojik projeler, tasarımlar geliştirmeye yönlendirmiştir. Bu bağlamda, eskiye göre, yaşlı bakım evlerinin niceliği ve niteliği de doğal olarak yenilenmiş ve değişmiştir. Gelecekte de yine teknolojik gelişmelere paralel olarak yenilenmesi, değişmesi ve tabiatıyla yaşlı bakım evlerinde hala sunulmakta olan mevcut imkân ve hizmetlerin de o günün ihtiyaçlarını ne kadar karşıladığı, aksayan yönlerinin bulunup bulunmadığı hususları da sorgulanmaya ve araştırılmaya maruz kalmaya devam edecektir. Bu kapsamda, tarihsel süreçte İrlanda ve Türkiye'de bu alanda neler yapıldığını araştırmak ve bu konuya bir nebze ışık tutmak amacıyla bu çalışma yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında kısa olarak hem İrlanda'da hem de Türkiye'de yaşlılara sunulan barınma hizmetlerinin tarihin akışında nasıl bir ilerleme ve gelişme yaşadığı, yaşlılara sağlanan imkân ve hizmetlerin çeşitliliği hakkında literatür taraması yapılarak, öncelikle ve özellikle İrlanda'daki yaşlı bakım merkezleri ve huzur evleri saha, uygulama ve inceleme mekanları olarak seçilerek konu ayrıntılı olarak irdelenmeye ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, İrlanda özelinde geçmiş dönemlerde yaşlılara hizmet veren ancak günümüzde müze olarak kullanılan iki eski mekân ile günümüzde hâlihazırda hizmet sunmakta olan iki huzur ve bakım evi ziyaret edilmiştir. Ayrıca, İrlanda'da faaliyet gösteren dini, kamu ve özel kuruluşlar tarafından işletilen yaşlı bakım ve huzur evlerinden sorumlu ilgili resmi ve özerk kurumlar ile sivil toplum kuruluşlarının yetkilileriyle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, yaşlılar ile ilgili Dublin'de her yıl düzenlenmekte olan fuar da bu çerçevede ziyaret edilmiştir. Emekliliğe hazırlama eğitim programına iştirak edilerek, katılımcılarla ve programı düzenleyen kurum yetkililerle birebir görüşme yapılmıştır. İlaveten, iki devlet hastanesi ziyaret edilerek buradaki Geriatri bölümlerinde yaşlılara yönelik verilen tedavi hizmetleri de yerinde görülerek, hizmetler ve tedaviler hakkında yetkililerden bilgi alınmıştır. Dublin'de Alzheimer hastalarına yönelik hizmet veren Alzheimer Cafe de ziyaret edilerek, işletme sahipleriyle ve hasta yakınlarıyla söyleşiler gerçekleştirilmiştir. Yaşlılara yönelik olarak hizmet veren bir Çağrı Merkezi de bu kapsamda ziyaret edilmiş ve hizmetleri yerinde görülmüştür. Ankara'da da yerleşik ikisi kamuya ait ve biri de özel sektöre ait üç ayrı Huzur Evi ziyaret edilmiş ve ilgililerle söyleşiler gerçekleştirilmiş ve buralarda verilen hizmetler bizzat yerinde gözlemlenmiştir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yaşlılar ve Engelliler Genel Müdürlüğü yetkilileriyle ilgili mevzuat ve ülkemizde yaşlılara yönelik olarak sunulan hizmetler konusunda bilgi alınmıştır. Ayrıca, Ankara'da yaşlılara yönelik yapılan uluslararası bir konferansa da İrlandalı uzmanlarla birlikte iştirak edilerek, İrlanda'da yaşlılara sunulan hizmetler ve haklar konusunda bir sunum yapılmıştır. Daha ayrıntılı bilgi almak amacıyla internet üzerinden de araştırma yapılarak ilgili web sayfalarından ve yayınlardan bilgiler derlenmiştir.Item type:Item, Peygamberimize verilen beş özellikle ilgili rivayetin usûl ve kaynaklar açısından incelenmesi(Ankara Üniversitesi, 2023) Bayram, ÖmerHadis kaynaklarında Hz. Muhammed'e verilen birtakım özelliklerden söz edilmektedir. Bu özellikler Hadis literatüründe hasâis edebiyatı veya hasâisu'n-nebî olarak tanımlanmıştır. Erken dönemlerde mu'cizât, delâilu'n-nübüvve gibi kavramlarla anılmış ve aynı eserlerde zikredilmiş, zamanla müstakil bir telif alanı oluşturmuştur. Hasâis eserlerinde yer alan başlıca konulardan biri de Hz. Muhammed'e verildiği rivayet edilen beş özelliktir. Bu çalışmada beş özellikle ilgili hadisin hicri ilk dört asırdaki kaynakları taranmış, sıhhat açısından incelemeye tabi tutulmuştur. Metnin içerdiği lafız farklılıkları ve ziyade-noksan lafızlar müstakil olarak incelenmiştir. Sahîh hadislerde beş özellik şu şekilde sıralanmıştır: Hz. Muhammed bütün insanlara gönderilmiştir. Yeryüzü Hz. Muhammed'e temiz, temizleyici ve mescid kılınmıştır. Uzak mesafeden düşmanının kalbine korku salmayla desteklenmiştir. Kendisine savaş ganimetleri helal kılınmış ve şefaat etme yetkisi verilmiştir. Cevâmi'u'l-kelim özelliğinin verildiğini içeren hadisler ya hasen ya da zayıf rivayetlerdir. Hadis dokuz sahâbiden rivayet edilmektedir. Toplam 50 senedden 27 tanesi sahîhtir. Sahîh metinlerde benzer ya da eş anlamlı lafızlar kullanılmıştır. Zikredilen hususiyetler de aynıdır.
