Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Tarımda İnsansız Hava Aracı (İHA) kullanımının ergonomik açıdan değerlendirilmesi(Ankara Üniversitesi, 2026) Tuna, Ece İpekİnsansız Hava Aracı (İHA), tarım sektöründe ilaçlama, haritalama, gübreleme, bitki sağlığının izlenmesi gibi farklı amaçlarla kullanılmaktadır. Sağladığı verim ve maliyet avantajları ile geleneksel yöntemlerin yerine tercih edilir olmuştur. Literatürde tarımsal amaçlı İHA kullanımına yönelik çalışmalar olmakla birlikte sınırlı sayıda çalışmada operatörlerin çalışma koşulları ve maruz kaldıkları riskleri incelenmiştir. Bu çalışmada İHA operatörlerine ergonomik risk değerlendirmesi adımları uygulanmış ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi için çözümler önerilmiştir. 18 operatöre Türkçe Cornell Kas İskelet Rahatsızlıkları Anketi ve İnsansız Hava Aracı (İHA) Kullanıcılarına Yönelik Ergonomik Ön Değerlendirme Anketi uygulanmıştır. Çanakkale’de iki farklı İHA operatörü ile görüşme yapılmış ve operatörlerin sahadaki çalışma koşulları gözlemlenmiştir. Zorlayıcı duruşa maruz kaldığı tespit edilen operatörlerin uçuş sırasındaki vücut duruşları fotoğraflanmış ve The Rapid Entire Body Assessment (REBA) yöntemi ile analiz edilmiştir. Operatörlerin İHA’yı taşımak için belden eğildiği duruş çok yüksek riskli sınıfındadır. Uçuş sırasında operatörün başının statik olarak eğildiği duruş orta riskli olarak belirlenmiştir. Operatörlerin uzun süreli ve molasız çalıştıkları belirlenmiş olup tamamına yakını yapılan işi stresli ve yorucu olarak tanımlamaktadır. Ayrıca çevresel faktörlerden güneşin operatörlerin çalışma koşullarını zorlaştırdığı tespit edilmiştir. Endüstride kullanılan dış iskeletlerin operatörlerin kullanımına uygun olduğu değerlendirilmekte ve kas iskelet risklerinin ortadan kaldırılmasına katkı sunacağı beklenmektedir. Çalışma konforunun iyileştirilmesi için operatörün uçuşu gölgeden takip etmesi ve periyodik molalar vermesi önerilmektedir. Tarımsal amaçlı İHA operatörleri ergonomik açıdan incelenmiş olup ilerleyen çalışmalarda önerilen çözümlerin uygulanması planlanmaktadır.Item type:Item, Reşîd Rıza’nın düşüncesinde Selefîliğin inşası(Ankara Üniversitesi, 2026) Aygın, Münire GözdeModern dönemde esnek ve çok katmanlı bir yapı kazanan Selefîlik, belirli tarihsel ve entelektüel inşa süreçlerinin ürünüdür. Buradan hareketle bu çalışma, Reşîd Rızâ özelinde Selefîliğin etiyolojisini incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, Rızâ’nın düşünsel dünyasında bir kimlik ifadesine dönüşen Selefîliği besleyen unsurları, Şam merkezli entelektüel hareketlilik, modernist düşünce ve Vehhâbîlik arasındaki etkileşim ekseninde analiz etmektir. Çalışma, Selefîliği teolojik bir söylem olmasının yanı sıra toplumsal bir olgu olarak ele almaktadır. Rızâ’nın toplumsal bağlamı karakteristik eğilimleri doğrultusunda okuyarak Selefîlik adı altında bir anlam haritası üretme sürecini ele alan bu çalışmada, Rızâ’nın serüveninde dağınık görünen olgusal parçaların, bütünlüklü bir kimliğe dönüşümünü izlemek üzere karakter çözümlemeci bir metot kullanılmıştır. Bu yöntem ışığında çalışma, Rızâ’nın düşünsel inşasında Abduh’un süreç dışına itilmesine karşı çıkmakla birlikte Abduh’un mutlak ve merkezî konumunun yeniden değerlendirilmesini hedeflemektedir. Böylelikle çalışma, selefî kimliğin oluşumunda Abduh öncesi tarihsel köklere ve Abduh’u müteakip tarihsel süreçlere müsavi derecede odaklanmaktadır. Elde edilen bulgular, siyasi konjonktürün getirdiği sorunsalda, Rızâ’nın Selefî düşüncesinin dört safhada incelenebilecek stratejik bir yaklaşımın ürünü olduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca Rızâ’nın kurguladığı Selefîlik, farklı unsurlar arasında geçişkenliğe olanak sağlayan dinamik bir yapıdadır. Bu çalışma, Rızâ’nın selefî düşüncesinin metinlerin doğasından kaynaklanan bir zorunluluktan öte tarihsel şartlar, travmalar ve stratejik tercihler doğrultusunda şekillendirilmiş bilinçli bir entelektüel inşa faaliyeti olduğunu savunmaktadır.Item type:Item, Sınırda karbon düzenleme mekanizması ve Türkiye ihracatına etkilerinin düzenlenmesi üzerine bir inceleme(Ankara Üniversitesi, 2024) Dikicioğlu, BaharNeredeyse tüm ekonomik faaliyetler arkasında karbon ayak izi bırakmakta ve atmosferde bulunan sera gazı emisyonlarını artırmaktadır. Başlıca sera gazı etkisi yapan ve Kyoto Protokolünde sera gazı olarak kabul gören Karbon dioksit (CO2), Metan (CH4), Hidroflorür karbonlar (PFCS), Azot oksit ve su buharından oluşan sera gazları atmosferde ısının tutulması ve ortalama sıcaklıkların artmasına sebep olmaktadır. Sonuç olarak bu durum küresel ısınmanın artmasına ve iklim değişikliğine yol açmaktadır. Günümüzde etkileri küresel çapta gözlemlenen iklim değişikliği, geleceğimizi tehdit altına almaktadır. Özellikle 1990 sonrası artarak ilerleyen bu etki için Birleşmiş Milletler tarafında küresel bir çaba sarf edilmektedir. Bu doğrultuda iklim değişikliği ile mücadeleye resmiyet kazandırma amacıyla Kyoto Protokolü ve Paris İklim Anlaşması imzalanmıştır. Bu resmiyetin amacı küresel çapta iklim değişikliği mücadelesinde AB’nin etkinliğini analiz etmektir. 1878’de oluşturulan Uluslararası İklim Değişikliği Paneli’nin (Intergovernmental Panel on Climate Change-IPCC) yayınladığı raporda iklim değişikliği için kırmızı alarm verilmiştir. Her yıl düzenli olarak yayınlanan BM Çevre Programı (UNEP) ise Emisyon açığı Raporunda ek önlemler alınmadığı sürece küresel sıcaklığın 2,8 °C artacağına ve buna ilaveten Ulusal Katkı Beyanları (NDC) uygulamalarıyla sıcaklığın 2,6 °C ve 2,4 °C artacağını vurgulamaktadır. (Özsalman, Emre, Derindağ, & Faruk, 2023) İklim değişikliği ile mücadele, sadece çevresel sürdürülebilirlik değil buna ek olarak ekonomik istikrarı ve küresel barışı güçlendirmek için hayati bir adımdır.Item type:Item, Din kültürü ve ahlak bilgisi dersi öğretmenlerinin alternatif ölçme ve değerlendirme yeterliklerinin incelenmesi(Ankara Üniversitesi, 2025) Soydaş, NihalÖlçme ve değerlendirme, eğitim sistemi içerisinde öğrenci başarısını belirleme ve eğitimin niteliğini arttırmada önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle ölçme ve değerlendirme süreçlerinde çeşitliliğe gidilmesi bireylerin farklı öğrenme stillerini ve yeteneklerini daha adil bir şekilde ortaya koymak açısından önem arz etmektedir. Bu araştırma ile ilköğretim DKAB dersi öğretmenlerinin alternatif ölçme ve değerlendirme yeterliklerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma ile alternatif yöntemler ile ilgili öğretmenlerin sahip olduğu bilgi ve becerileri belirleme, güçlü ve zayıf yönleri konusundaki farkındalıklarını ortaya koyma hedeflenmektedir. DKAB dersi öğretmenlerinin alternatif ölçme ve değerlendirme yeterliklerinin incelenmesini amaçlayan bu araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması desenine göre düzenlenmiştir. Araştırmanın verileri için çalışma grubunun belirlenmesinde ilk önce amaçlı örnekleme yöntemi sonra da uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Böylelikle ikinci aşamada uygun örnekleme yöntemi ile seçilen 15 öğretmen çalışma grubuna alınmıştır. Araştırmada çoklu veri toplama araçlarından faydalanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen “Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu” rehberliğinde yapılan odak grup görüşmesi, çalışma planı dâhilindeki oturumların gözlemlenmesi sonucu elde edilen gözlem raporları, araştırmacı tarafından hazırlanan çalışma yaprakları ve yine araştırmacı tarafından geliştirilen ÖD formu aracılığıyla toplanmıştır.Item type:Item, Yaş dostu bir çevrenin inşası için Çankaya (Ankara)’da yaşlıların gündelik yaşam pratiklerini anlamak(Ankara Üniversitesi, 2026) Kılınç, NerimanBu tez araştırması, Ankara kentinde yaşlanma deneyimini Çankaya ilçesi örneği üzerinden ele alarak, yaşlı bireylerin gündelik yaşam pratiklerini, mekân kullanımlarını ve yaşadıkları çevre ile kurdukları ilişkileri anlamayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda araştırma, yaşlı bireylerin deneyim ve beklentilerini merkeze alarak yaş dostu çevrelerin hangi mekânsal ve toplumsal koşullar altında mümkün olabileceğini tartışmaktadır. Çalışma, yaş dostu kent yaklaşımını gündelik yaşam kuramı, zaman coğrafyası ve yaşlanmanın mekânsallığı perspektifleriyle birlikte ele almakta; konut, mahalle ve kent ölçeklerinde yaşlı bireylerin gündelik-mekânsal hareketliliklerini, karşılaştıkları kısıtları ve geliştirdikleri uyum taktiklerini çok boyutlu biçimde değerlendirmektedir. Araştırma, Ankara’nın Çankaya ilçesine bağlı sosyo-demografik profilleri farklı iki mahallede (Ayrancı ve İlkadım) nitel vaka çalışması deseniyle yürütülmüştür. Araştırma verileri, 65 yaş ve üzeri katılımcılarla gerçekleştirilen derinlemesine görüşmeler ve saha gözlemleri yoluyla elde edilmiş; veriler tematik analiz yaklaşımıyla kodlanmış ve analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, yaşlanma deneyiminin yalnızca bireysel kapasite, sağlık durumu ya da hizmetlere erişim üzerinden açıklanamayacağını; gündelik yaşamın mekânsal örgütlenmesi, mahalle ölçeğindeki imkân ve kısıtlar, toplumsal cinsiyet ilişkileri ve sosyo-ekonomik konumla birlikte şekillendiğini göstermektedir. Yaşlı bireylerin gündelik hareketlilikleri ev, sokak, mahalle ve kent arasındaki ilişkiler içinde kurulmakta; bu hareketlilik kimi zaman fiziksel çevrenin sağladığı imkânlarla desteklenirken kimi zaman erişilebilirlik sorunları, ekonomik sınırlılıklar, ulaşım güçlükleri ve sosyal altyapı eksiklikleri nedeniyle daralmaktadır. Bu durum iki mahallede farklı yaşlanma örüntüleri üretmektedir. Ayrancı’da kültürel sermaye birikimi, daha güçlü sosyal ağlar ve kentsel imkânlara görece yakınlık, yaşlı bireylerin kamusal yaşama katılımını ve mahalle dışına açılma kapasitesini desteklemektedir. İlkadım’da ise ekonomik kısıtlar, fiziksel erişim sorunları ve sınırlı sosyal altyapı, gündelik yaşamı daha çok yakın çevre, zorunlu hareketlilik ve ev içi pratikler etrafında yoğunlaştırmaktadır. Bu farklılaşma, yaş dostu çevrelerin her mahallede aynı biçimde kurulamayacağını; yerel bağlamın, sosyal ilişkilerin ve gündelik hareketliliğin dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bulgular ayrıca toplumsal cinsiyetin kentte yaşlanma deneyimini belirgin biçimde farklılaştırdığını göstermektedir. Kadınların bakım yükü, ev içi sorumlulukları, ekonomik bağımlılıkları ve ataerkil denetim biçimleri, mekânsal hareketliliklerini ve sosyal katılım imkânlarını erkeklere kıyasla daha fazla sınırlandırmaktadır. Bununla birlikte yaşlı bireyler, karşılaştıkları kısıtlar karşısında gündelik yaşamlarını bütünüyle pasif biçimde sürdürmemekte; mahalle içi sosyal bağlar, karşılıklılık ilişkileri, tanıdıklık ağları ve rutinleşmiş mekân kullanımları aracılığıyla çeşitli uyum taktikleri geliştirmektedir. Bu taktikler, yerinde yaşlanma arzusunu destekleyen önemli kaynaklar olmakla birlikte, fiziksel çevre, konut koşulları, ulaşım olanakları ve bilgilendirme kanallarındaki yetersizlikler nedeniyle kırılgan bir zeminde işlemektedir. Dolayısıyla yaşlı bireylerin gündelik yaşam deneyimleri, hem yapısal kısıtların hem de bu kısıtlar içinde geliştirilen ilişkisel ve mekânsal pratiklerin birlikte değerlendirilmesini gerektirmektedir. Sonuç olarak bu tez, yaş dostu çevrelerin yalnızca fiziksel erişilebilirlik, hizmet sunumu ya da kentsel donatıların varlığı üzerinden değerlendirilemeyeceğini; yaşlanmanın gündelik yaşam pratikleri, sosyo-mekânsal eşitsizlikler, mahalle ölçeğindeki farklılaşmalar ve toplumsal cinsiyet temelli deneyimler üzerinden ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu bakımdan Çankaya örneği, yaş dostu çevre tartışmalarında mahalle ölçeğindeki farklılıkların, katılım süreçlerinin ve toplumsal cinsiyete bağlı deneyimlerin birlikte ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle tez, yaşlılığın gündelik pratiklerini yalnızca yapısal kısıtlar üzerinden değil, belirli koşullarda müzakere edilen ve dönüştürülebilen ilişkisel bir süreç olarak kavramsallaştırarak, yaş dostu çevre tartışmalarına Türkiye bağlamından yola çıkarak özgün bir kuramsal ve ampirik katkı sunmaktadır.
