Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Gordion antik kenti iskeletlerinin paleopatolojik değerlendirilmesi(Ankara Üniversitesi, 2026) Köse, AsyaBu çalışma, Frig Uygarlığı’nın başkenti Gordion Antik Kentinde yaşamış halkın sağlık profilini, yaşam biçimlerini ve biyokültürel dokusunu paleopatolojik bir çerçevede incelemektedir. Araştırmanın materyalini, 1950’li yıllarda Rodney Young başkanlığında yürütülen arkeolojik kazılarda açığa çıkarılan insan iskelet kalıntıları oluşturmaktadır. Antropolojik değerlendirmelerde dental analizler kapsam dışı bırakılarak doğrudan kranyal ve postkranyal iskeletsel kalıntılar üzerindeki makroskobik patolojik değişimlere odaklanılmıştır. Popülasyonun genetik ve gelişimsel arka planına ışık tutan konjenital anomaliler incelendiğinde, servikal omurlarda gözlenen ayrık vertebra yapısı ile bifid ve bicipital kaburga morfolojileri dikkat çekmektedir. Bu yapısal varyasyonlar, popülasyon içi genetik yakınlıklara, endogami eğilimlerine veya erken embriyolojik evrelerde maruz kalınan gelişimsel stresörlere işaret ederek topluluğun biyolojik sürekliliği hakkında mikro ölçekte önemli veriler sunmaktadır. Gordion halkının günlük yaşam dinamikleri, maruz kaldıkları fiziksel yükler ve hareket örüntüleri, iskelet sistemleri üzerinde dejeneratif ve travmatik izler bırakmıştır. Omurga genelinde Schmorl nodülleri ve osteofitlerin gösterdiği oranlar, günlük yaşamları konusunda bilgi sunmaktadır. Bununla birlikte, iskelet serisinde saptanan ekstremite travmaları, os acromiale ve clavicula üzerindeki rhomboid fossa lezyonları gibi mekanik stres belirteçleri, popülasyondaki aktivite kalıplarını ve cinsiyete dayalı iş bölümünü somutlaştırmaktadır. Kırıkların iyileşme ve kaynama dereceleri ile anatomik dağılımları, bireylerin maruz kaldığı günlük yaşam kazalarının yanı sıra travma sonrasında hayatta kalmalarını sağlayan toplumsal bir bakım ve destek mekanizmasının varlığına da delalet etmektedir. Popülasyonun çocukluk çağı sağlık durumu, beslenme yetersizlikleri ve çevresel patojen yükü ise metabolik hastalıklar ve dolaşım sistemi reaksiyonları üzerinden izlenebilmektedir. İskeletlerde yaygın olarak saptanan Cribra Orbitalia ve Porotic Hyperostosis olguları, erken gelişim evrelerinde deneyimlenen demir eksikliği anemisine, nutrisyonel eksikliklere ve paraziter enfeksiyonlara işaret etmektedir. Bu metabolik baskılara eşlik eden subperiosteal yeni kemik oluşumları gibi vasküler reaksiyonlar, yoğun yerleşim düzeni ve kronik enfeksiyon süreçlerinin varlığını doğrulamaktadır. Sonuç olarak bu paleopatolojik sentez; Gordion popülasyonunun iş yükü ve çocukluk dönemi çevresel stresleriyle mücadele eden, ancak güçlü bir biyolojik adaptasyon ve toplumsal dayanışma ağı geliştirmiş bir topluluk yapısı sergilediğini göstermektedir.Item type:Item, Cultural primacy and self-orientalism in netflix turkey original productions: the transformation of local narratives within global media dynamics(Ankara Üniversitesi, 2025) Akgün, DilaraThis study examines the original content strategy developed by Netflix during its entry into the Turkish market, focusing on how this strategy was shaped through cultural imagery. Analyzing The Protector, The Gift, and Sahmaran, the research explores how the platform’s initial attempt to appeal to both local and global audiences is reflected in narrative and visual preferences. While not strictly chronological, these productions are considered as part of Netflix’s initial localization strategy due to their shared symbolic emphasis on mysticism, mythology, and culturally stylized imagery. The study centers on the concept of self-Orientalism and situates it within a broader theoretical framework supported by concepts such as platform capitalism, cultural primacy, global value chains, industry lore, and marketable localism. Using a qualitative thematic analysis, the research investigates self-Orientalist elements across four main themes: history and mythology, mysticism and symbolism, space and architecture, and artistic components. The thesis argues that these productions restructure local imagery in alignment with platform logic and demonstrates how digital platforms act as shaping forces in the construction of localized narratives for global circulation.Item type:Item, Aristoteles ve Schopenhauer'da zaman(Ankara Üniversitesi, 2026) Falay, SevilBu çalışmanın ana konusu anakronik iki filozofun, Aristoteles ve Schopenhauer'in zaman anlayışıdır. İlk bölümde Aristoteles, zamanı doğrudan hareket ve değişim süreçlerine bağlı nesnel bir gerçeklik olarak temellendirmiştir. Ona göre zaman, önce ve sonraya göre hareketin sayısıdır. Onun sisteminde zamanın varlığı dış dünyadaki harekete dayansa da bu hareketin zaman olarak fark edilmesi ve sayılması ancak akıl sahibi bir zihin ile mümkündür. Antik Yunan'da genel olarak dış dünya ayrımı olmadığından Aristoteles'te de dış dünyanın varlığı kabulü görülür. Bu nedenle de zaman sadece özneye ait zihinsel bir şey değildir. İkinci bölümde ise Schopenhauer ise dünyayı tasavvur ve isteme olarak iki yönüyle görmüştür. Dolayısıyla Schopenhauer zamanı tamamen öznenin dünyayı algılama biçimi olan apriori bir zihin kalıbı olarak konumlandırmıştır. Ona göre zaman, yeter temel ilkesinin bir formu olarak aritmetik ardışıklığın temelidir ve özne olmaksızın zamanın ve mekânın hiçbir nesnel gerçekliği yoktur. Sisteminin merkezinde ayrıca bulunan isteme ise zamanın, mekânın dışında duran, değişmeyen kendinde şeydir. Schopenhauer bu açıdan iki farklı şimdiyi öne sürer, tasavvur olarak dünyada şimdi akışkan iken, isteme olarak dünyada sonsuz şimdi olarak aynı kalan bir şey olarak karşımıza çıkar. Schopenhauer'da Aristoteles'in zaman tanımına benzer bir tanım ortaya çıksa da anlayışlarında ve ele alış biçimlerinde oldukça farklıdırlar. Bu karşılaştırma ise üçüncü bölümde yapılmıştır.Item type:Item, Ölüme bağlı tasarruflarda ve bağışlama sözleşmesinde saik hatası(Ankara Üniversitesi, 2026) Kutlu, BüşraBu çalışma, bağışlama sözleşmesi ile ölüme bağlı tasarruflar içinde yer alıp lehtarın malvarlığında karşılıksız artış sonucunu doğuran tasarruflarda sâik hatasının nasıl bir hukuki rejime tabi tutulması gerektiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, bu işlemlerin ivazsızlık karakterinden yola çıkarak, her iki kazandırma türünün farklı hukuki prensiplere (irade ve güven prensipleri) tabi tutulmasından doğan çelişkinin rasyonel bir çözüme kavuşturulmasıdır. Çalışmada mesele; Türk ve mehaz İsviçre hukukundaki yasal düzenlemeler, öğreti görüşleri ve yargı içtihatları ışığında değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda, ivazlı sözleşmelerin aksine, karşılıksız kazandırmalarda hataya düşen tarafı teselli edici bir karşı edim bulunmadığından, kazandıranın gerçek iradesinin üstün tutulabileceğinin tartışılabileceği ifade edilmiştir. Vasiyetnamede adi sâik hatası dahi iptal için yeterli görülürken, miras sözleşmesinde karşı tarafın haklı beklentisini korumak adına sâik hatasının temel hatası niteliği kazanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, bağışlama sözleşmesinde geleceğe dair beklentilerin boşa çıkması sorununun, istisnai bir yol olan işlem temelinin çökmesi kurumu ile değil, temel hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği savunulmuştur. Çalışmada sâik hatası, hatanın geçmişe, hâle ve geleceğe ilişkin görünümlerinin yanı sıra bilgisizlik ve hukuki hata halleri de detaylı biçimde ele alınmaya çalışılmıştır. Ayrıca sâik hatasının hukuki sonuçları ele alınmış; bu kapsamda bağışlama sözleşmesinde tek taraflı irade beyanıyla kullanılan iptal hakkı ile ölüme bağlı tasarruflarda mirasbırakanın ölümünden sonra gündeme gelen iptal davası iredelenmeye gayret edilmiştir. Ayrıca, sâik hatasının hukuki sonuçları salt iptal yaptırımı ile sınırlandırılmamış; hataya düşen kişinin sağlığında işlemi onaması, hak düşürücü sürenin geçmesiyle işlemin sıhhat kazanması ve tasarrufun işlem sahibi tarafından ortadan kaldırılması meseleleri ayrıntıları ile ele alınmıştır. Son olarak, ölüme bağlı tasarruflarda sâik hatasının iptal yaptırımıyla ortadan kaldırılması yerine, favor testamenti ilkesi ışığında farazi iradenin güvenilir biçimde tespit edilmesi suretiyle tamamlayıcı yorum yoluyla aşılması ve işlemin mirasbırakanın farazi iradesine göre düzeltilmesi gerektiği yönünde çözüm önerisi sunulmuştur.Item type:Item, Yassıhöyük, Gordion Roma dönemi erişkin ve çocuk iskeletlerinin boy uzunluklarının analizi(Ankara Üniversitesi, 2026) Doğantan, DoğukanBu çalışmada, Gordion antik kenti Roma Dönemi popülasyonuna ait iskelet kalıntılarında boy tahmini ve vücut oranları incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı, Gordion Roma Dönemi halkının diğer Anadolu toplumları arasındaki yerinin, boy uzunluğu verileri ve vücut oranları üzerinden belirlenmesidir. Materyal olarak, 60 adet erişkin ve 19 adet çocuğa ait postcranial iskelet elemanları kullanılmıştır. Boy tahmininde Trotter & Gleser (1952 ve 1958) ve Sağır (2000)’ın yöntemleri erişkinlere uygulanırken, Ruff (2007)’un çalışması çocuklarda boy tahmininde kullanılmıştır. Elde edilen değerlerin SPSS programı aracılığıyla istatistiksel olarak analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, Gordion Roma popülasyonunda erkeklerin ortalama boy uzunluğu Trotter & Gleser 1952’ye göre 168,97 cm, kadınlarda 155,89 tespit edilmiştir. Trotter & Gleser 1958 yöntemi ile erkeklerde 170,15 cm ortalama boy tahmini saptanırken, Sağır (2000)’ın yöntemiyle erkeklerin boy tahmini ortalaması 168,69 cm ve kadınların ortalaması 156,57 bulunmuştur. Erişkinlerde vücut oranları (Brachial ve Crural endeks) belirlenirken cinsel dimorfizmin üst ekstremitede kuvvetli olduğu gözlemlenmiştir. Çocuklarda yapılan analizlerde farklı yaş gruplarına göre çocukların boy tahminleri yapılmış ve vücut oranları belirlenmiştir. Çalışmamız kapsamında incelenen Gordion Roma Dönemi bireyleri, literatürde gözlenen boşluğa, Gordion popülasyonuna dair boy tahmini ve vücut oranları bakımından veriler sunmaktadır. Elde edilen bulgular, dönemin insanlarının yapısının daha iyi anlaşılmasına katkı sağlarken, güncel teknikler ışığında Gordion'un diğer antik Anadolu toplumları arasındaki yerinin belirlenmesine olanak tanımıştır.
